Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4518 E. 2026/1188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4518
- Karar No
- 2026/1188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1166 E., 2025/1243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/460 E., 2025/156 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1 maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 15.000,00 TL ve 16.000,00 TL olup, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu, davalılardan ...'in ... 7. Noterliğinin 15.11.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile müvekkilini vekil tayin ederek aleyhine açılan davada vekil olarak temsil ettiğini, edimlerini yerine getirmesine rağmen davanın taraflarıyla anlaşarak ve kendisini devre dışı bırakarak sulh olduğunu ve akabinde kendisini haksız azlettiğini, davacı avukatın haksız azil nedeniyle akdi ve karşı yan vekâlet ücretine hak kazandığını ileri sürerek müvekkilinin davalılardan ...'den akdi vekalet ücreti, her iki davalıdan karşı yan kanuni vekalet ücreti alacağının olduğunu belirtip, akdi vekalet ücretinin ...'den, kanuni vekalet ücretinin her iki davalıdan alınarak haksız azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; zamanaşımı ve görev itirazında bulunarak, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin davacı tarafa ödenmemiş olan herhangi bir vekalet ücreti borcu bulunmadığını, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. 2. Davalı ... vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak davacı ile müvekkili arasında vekalet ilişkisi bulunmadığından kendisinden herhangi bir talepte bulunulmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar sulh sözleşmesinde 1.850.000,00 TL bedel belirtilmiş ise de protokolün davalı ... ile dava dışı ...arasındaki birden çok dava ve icra dosyasını içerdiği, davalı ...'ın buradaki sorumluluğunun maliki olduğu tasarrufun iptali davasına konu 1.320.000,00 TL'lik taşınmaz ile sınırlı olduğu, taşınmazın değerini aşan sulh miktarı ile ...'ın doğrudan ilgisinin bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında vekalet sözleşmesi bulunmadığı, buna göre davacının akdi vekalet ücreti yönünden 132.000,00 TL; kanuni vekalet ücreti yönünden ise 40.150,00 TL alacağı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, 132.000,00 TL akdi vekalet ücretinin 05.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 40.150,00 TL kanuni vekalet ücretinin 05.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasındaki vekalet ilişkisinin takip edilen dosyada 01.12.2022 tarihli sulh protokolü sonrası 05.12.2022 tarihinde azil ile sonuçlandığı, takip edilen dava dosyasının ise 17.04.2023 tarihinde feragat nedeniyle son bulduğu, sulh protokolünde kazanıldığı iddia edilen menfaatin mahkeme kararında hükme geçirilmediği, bu itibarla sulh protokolünde sağlanan menfaat üzerinden akdi vekalet ücretinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, ilgili davada harçlandırılan dava değeri olan 100.000,00 TL üzerinden akdi vekalet ücreti belirlenmesi gerektiği, azil tarihi olan 05.12.2022 tarihi itibariyle davalı ...'ın 100.000,00 TL üzerinden emeğine karşılık gelen %15 oranına tekabül eden akdi ve 03.09.2022 tarihli AAÜT uyarınca hesaplanan 16.000,00 TL (ilk 100.000,00 TL %16) kanuni vekalet ücretinden sorumlu olduğu davalı ...'in ise 03.09.2022 tarihli AAÜT uyarınca hesaplanan 16.000,00 TL(ilk 100.000,00 TL %16 ) kanuni vekalet ücretinden müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısman kabulü ile; 1-)15.000,00 TL akdi vekalet ücretinin 05.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)16.000,00 TL kanuni vekalet ücretinin 05.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek sulh protokolündeki bedel üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sulh sonrası haksız azil iddiasına dayalı akdi ve kanuni vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle azlin haksız olması durumu ve sulh olunması durumunda sulh olunan bedelin belirlenemediği hallerde vekil olarak görev yapılan davanın harca esas değeri üzerinden vekalet ücreti hükmedilmesinin Dairemiz yerleşmiş içtihatlarına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktar itibariyle REDDİNE, 2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.