Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4336 E. 2026/3884 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4336
- Karar No
- 2026/3884
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/34 E., 2025/188 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat..... ile davalılar vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 18.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'in .... ..... Noterliğinin 20.12.2017 tarihli ve ... yevmiye nosu ile imzaladığı vekalet sözleşmesi kapsamında davalının gerekli işlemlerin yapılabilmesi için 20.12.2017 tarihinde müvekkilini vekil tayin ettiğini, müvekkilin de davalı adına ... Genel Müdürlüğüne ve İstanbul 1. Bölge Müdürlüğüne başvuru yaparak işlemleri başlattığını, işlemler devam ederken davalı ...'in tek ortağı olduğu diğer davalı şirket adına vekaleten işlemlerin kaldığı yerden devam ettirilmesini talep ettiğini ve şirket adına 08.03.2018 tarihli vekaletnamenin verildiğini, akabinde müvekkilinin ... Genel Müdürlüğündeki süreci şirket adına devam ettirdiğini, müvekkilinin edimini ifa ettiğini ve taşınmazın yapma veya onarım karşılığı kiralama çerçevesinde davalı şirkete 11.09.2018 tarihinde ihale edildiğini, ihalenin 20.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ancak davalıların gönderilen ihtarnameye rağmen bakiye 490.000 USD vekalet ücretini ödemediklerini, 490.000 USD karşılığı 2.616.943,00 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek; kısmi olarak şimdilik 100.000,00 TL bedelin temerrüt tarihi 27.11.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının müvekkillerinden ihale işlemlerini takip etmek için ayrı ayrı vekaletname aldığını, ancak vekaletin gereklerini yerine getirmediğini bu nedenle bizzat müvekkili ...'nin ... Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünün 2018 yılı Eylül ayında söz konusu taşınmazın yapımı karşılığında 25 yıllığına kiralanması ihalesine 500,00 TL ödeyerek şartnameyi satın alıp giriş başvurusunu yaptığını, geçici teminat bedelini bizzat kendisinin yatırdığını, davacının özenle yapmadığı vekalet görevinde davalıdan aldığı masrafları nereye harcadığını dahi kanıtlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararıyla; taraflar arasında 20.12.2017 tarihte vekalet sözleşmesi yapılırken, davacının beşeri ve sosyal ilişkilerini kullanmak suretiyle, ..... Genel Müdürlüğüne ait bir taşınmazın ihaleye çıkartılacağının bilindiği, davacıya verilmesi vaad edilen paranın bu iş için olduğu, her ne kadar davalı tarafça, yapılan işin değerinin bu miktar kadar olmadığı ifade edilmiş ise de başlangıçta davalı tarafın lehine yapılacak ihale nedeniyle, menfaat elde edeceği ve bu nedenle bir bedel ödemeyi baştan kabul ettiği, tarafların özgür iradeleri ile bu sözleşmeyi yaptıkları, sözleşme kapsamının gayri ahlaki ve hukuka ve yasalara aykırı olduğunun da davalı tarafından ispat edilemediği, 22.07.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki 20.12.2017 tarihte vekalet sözleşmesinin geçerli olduğu ve davacı tarafın sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli kararıyla; davacının hizmet verdiğinin tespiti için dinlettiği tanıkların beyanları ve dosya kapsamı gereği, davacının sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiği ve belirlenen ücrete hak kazandığı anlaşıldığından istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 18.11.2024 tarihli ilamıyla; Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca kesin hükümsüz olduğu ve davacının bu hükümler nedeniyle davalılardan herhangi bir talepte bulunamayacağının kabulü ile bu taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; idare hukukukun temel ilke ve prensiplerine, hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı, 20.12.2017 tarihli sözleşmeden dolayı davacının ücret alacağının olmayacağı, TBK'nın 27. maddesine göre kesin hükümsüz olan sözleşmeden dolayı açılan davada davacı tarafın taleplerinin reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sözleşme kapsamında yapılacak edimin açık ve net olduğunu, şahsi ilişki kullanmak gibi bir vaad ya da durum olmadığını, ihale sürecinin başından sonuna kadar hukuka uygun şekilde gerçekleştiğini, davalının sözleşmenin ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığını ileri sürmediğini, ahde vefa ilkesi gereğince vekalet sözleşmesinin gereğince üzerine düşen edimi yerine getiren müvekkilinin sözleşmede anlaşılan ücrete hak kazandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.