Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3597 E. 2026/532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3597
Karar No
2026/532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/756 E., 2025/844 K. DAVA TARİHİ : 14.04.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/179 E., 2024/311 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 17.09.2019 tarihinde toplam 28.115 Euro'yu borç olarak gönderdiğini ancak davalının borcu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2022/14691 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, takibe dayanak dekontta paranın ne için gönderildiğine dair bir açıklama bulunmadığını, müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığını, paraların davacının müvekkiline olan borcuna karşılık gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalıya borç verdiği iddiasını banka dekontları ile ispatlayamadığı, delil olarak dayanılan mesajların davalının borç ikrarını içermediği, 20.02.2024 tarihli celsede yemin deliline dayandığı hatırlatılarak, yemin metnini sunması için davacı tarafa kesin süre verildiği halde yemin metninin sunulmadığı, davalı asılın hazır olduğu celsede yemin de teklif edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; banka dekontlarında herhangi bir açıklama bulunmadığı sabit olup havaleyi gönderen davacı tarafın, bu paranın davalıya ödünç olarak gönderildiğini ispat etmesi gerektiği, davacının, iddiasını taraflar arasındaki ...mesaj kayıtlarına dayanarak tanık beyanları ile ispatlamak istediği, ne var ki mesajlarda davalının borcu ikrarına yönelik beyanı bulunmadığı, mesajların yazılı delil başlangıcı niteliği taşımadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dekontlara açıklama yazmamasının yurt dışı havale işlemi olmasından kaynaklandığını, yurtdışı havale işlemlerinde açıklama yazmaya bankanın izin vermediğini, gerekçeli kararda bu hususun değerlendirilmediğini, dekontların yeminli tercüman tarafından çevrilmesi gerekirken tercüme edilmemesinin eksik araştırma olduğunu, ...yazışmalarının yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, mesaj içeriklerinde davalının kullandığı telefon numarası, yazışmaların açık ve net olarak gözüktüğünü, süresinde bildirilen tanığın dinlenilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen "havale" bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 tarihli ve 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı ilamı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 199. maddesine göre belge niteliğinde bulunan ...yazışmalarının aynı Kanunun 202. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün gerektiği, ancak davacı tarafça sunulan mesaj içeriklerinde davalının beyanlarının davanın dayanağı olan ödünç verme ilişkisine yönelik yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının dekontta yazılı miktarları ödünç olarak gönderildiği hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3597, K. 2026/532, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3597-e-2026-532-k-539f6f97bec4