Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3271 E. 2026/542 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3271
Karar No
2026/542
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/593 E., 2025/648 K. DAVA TARİHİ : 16.08.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/351 E., 2024/95 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin Ankara İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ve Yukarı ... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ...Vadisi 4. ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkilleri ile davalı ... arasında 26.07.2006 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedildiğini ve bir adet konut verilmesi karşılığında taşınmazın devredildiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararın belirlenmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL'nin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş; davacılar vekili ıslah dilekçesiyle talebini 4.038.997,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili İdarenin taahhütlerinin devam ettiğini, davacıların taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmenin feshini gerektiren herhangi bir durum söz konusu olmadığını, kira yardımlarının halen devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalının ise 100 m² konutu halen inşa ederek teslim edemediği, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiremediği, makul sürenin aşıldığı, davacının haklı sebeple sözleşmeyi fesih ettiği, bu itibarla müspet zararları olan 3.750.000,00 TL'yi talep etmekte haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne; 3.750.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacıların makul süre boyunca bekleyip ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın rayiç değerini talep etme hakkı bulunduğu, davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların istinaf sebeplerinin ek raporda açıklanıp karşılanarak dava tarihi itibariyle hesaplanan rayiç tutarın emsallere uygun olduğu gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; dava ile ilgili aynı konum ve şartlardaki emsal bilirkişi raporları ve kararlar incelendiğinde, bilirkişilerce belirlenmiş olan bedel ile emsal kararlarda belirlenen bedel arasında fahiş bir fark olduğunu, Atmaca varisleri olan davacılar ile Belediye arasında imzalanan 26.07.2006 tarihli sözleşme gereğince hak sahibi ... varisleri, taahhütlerinin B maddesinde; "... Vadisi 4. ve 5.Etap Kentsel Dönüşüm Projesi İmar planı ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri ile ilgili olarak iptal ya da bedel artırım davası için yargı yoluna gitmeyecektir." denilmesine rağmen taahhüdü yerine getirmediklerini, sözleşmenin feshini gerektiren bir durum söz konusu olmayıp davacılardan ... adına kira yardımlarının halen devam ettiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davacılar vekili; yargılama sonunda dava değerini ıslah edilerek 4.038.974,87 TL'ye çıkarıldığını, ancak 3.750.000,00 TL alacağın tahsiline karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dairenin rayiç bedelinin eksik hesaplandığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kentsel dönüşüm projesi kapsamında, taraflar arasında imzalanan 26.07.2006 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken konutun dava tarihi itibariyle rayiç bedeli kadar olduğu, dava tarihi itibariyle hesaplanan rayiç bedelin emsallere uygun bulunduğu anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3271, K. 2026/542, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3271-e-2026-542-k-93abb7fd69fa