Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16364 E. 2026/11870 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16364
- Karar No
- 2026/11870
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1494 Esas, 2025/1918 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/281 Esas, 2025/20 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davalarda dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin Kocaeli ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 1 64... parsel sayılı taşınmazın 1969 yılında davalı idare tarafından kamulaştırıldığını ve o tarihte ölü olan tapu kayıt malikinin mirasçıları olan müvekkilerine kamulaştırma tebligatının yapılmadığını, taşınmazın hükmen davalı idare adına tescil edildiğini öğrendiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazın bedeli ve ecrimisilin işleyecek yasal faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasının üzerinden 50 yıl geçtiğini, gerek müvekkili kurumun gerek mahkeme ve banka ile diğer ilgili kurum ve kuruluşlarda belge temininin çok güç olduğunu, o günün şartlarında yapılmış olan diğer işlem ve belgelere vakıf olmadan sadece bir belge üzerinden tapu işleminin usulsüz yapıldığı yönünde bir iddiada bulunulmasının davanın kabulü için tek başına yeterli olmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; harcın maktu olarak yatırılmasının usule aykırı olduğunu, kamu alanında kalan taşınmazlar için idari yargıya müracaat etmelerinin gerektiğini, kararın husumet yokluğundan kaldırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlar hakkında 1969 yılında verilmiş kesin kararın olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu kararın Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürütülemeyeceği ilkesini ihlal ettiğini, zamanaşımının olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili 1969 yılında yapılan kamulaştırma işlemleri esnasında taşınmaz için takdir edilen bedelin bankaya bloke edildiğini, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile davanın kısmen kabul yerine tümden kabul şeklinde hüküm kurulmasının da usul bakımından hatalı olduğunu, taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı dönemdeki vasıflarına uygun olarak ve yine kamulaştırma tarihindeki değerinin tespit edilmesinin gerektiğini, dava konusu taşınmazda fiili el atma olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tamamlandığının kanıtlanamadığı, bu nedenle kamulaştırmasız el atma olgusunun varlığının kabul edildiği, belirlenen metrekare birim fiyatının uygun olduğu, ancak ... ve ... yönünden hükmedilen tazminat tutarının bu davacıların miras paylarının değişmiş olması gözetilmeden hatalı hesaplanması doğru görülmediğinden ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin davalı kurum üzerinde bırakılmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyiz olunan karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.