Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2201 E. 2026/4916 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2201
- Karar No
- 2026/4916
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/986 E., 2025/1926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/394 E., 2025/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.07.2013-17.05.2024 tarihleri arasında açma kesme personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 20.000,00 TL ücret, sosyal ve sendikal haklarının bulunduğunu, davacının ücretinin ve sosyal haklarının eksik ödendiğini, bazı ayların zam oranlarının toplu iş sözleşmesine göre eksik yapıldığını, ... Kurumu primlerinin eksik yatırıldığını, bordrolarda rızası alınmadan birtakım kesintiler yapıldığını, davacının işyerinde çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, bazı hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yol, ikramiye, aile/sosyal yardımı, iş güçlüğü, prim, direksiyon primi, ... kart yardımı alacakları ile ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve fazla çalışma ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının fesih gerekçelerinin haksız olduğunu, hak kazandığı tüm alacakların ödendiğini, ücret bordrolarının gerçeği yansıttığını, eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davranılmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ödemelerin tam ve eksiksiz yapıldığını, prim ödemelerinin işyeri uygulaması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen bir kısım ücret alacağının bulunduğu dikkate alındığından iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, davacının karşılığı ödenmeyen ücret, ikramiye, iş güçlüğü primi, yol alacağı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hüküm altına alındığı, ispatlanamayan aile sosyal yardım, prim, direksiyon prim alacağı ve ... kart yardımı alacağı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosyadaki verilere, usul ve yasaya uygun tanzim edildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Alacaklar zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, 2. Davacı istifa ederek ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 3. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının ücret zamlarının toplu iş sözleşmesine uygun olarak yapıldığını ve doğru şekilde uygulandığını, 4. Bilirkişi raporunda giydirilmiş ücret hesaplanırken davacıya bazı aylarda ödenen primlerin de eklendiğini, emsal kararlarla sabit olduğu üzere prim eklenmeksizin hesap yapılması gerektiğini, davacının tüm ücret alacakları ödendiğinden herhangi bir ücret alacağı da bulunmadığını, 5. Davacı ile menfaat birliği içinde olan davacı tanık beyanları esas alınarak fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını, bordrolara göre davacının tüm çalışma karşılığı ücretlerinin ödendiğini, bordrolardaki tahakkukların mahsup edilmesi değil dışlanarak sonuca gidilmesi gerektiğini, 6. Davacının yol ücreti, ikramiye ve iş güçlüğü tazminatına hak kazanmadığını, tüm alacaklarının eksiksiz şekilde ödendiğini, 7. Faiz başlangıç tarihleri ile faiz türünün hatalı belirlendiğini, alacaklara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren ancak yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zamanaşımı, ücret tespiti, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı, hesap yöntemi, faiz türü ve başlangıcı hususlarına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.