Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1662 E. 2026/4913 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1662
Karar No
2026/4913
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2883 E., 2025/3104 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/148 E., 2025/241 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde proje asistanı olarak çalıştığını, davalı ile belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede davacının Yerelden Ulusala İklim Ağı Projesi kapsamında kendisine verilen görevleri yerine getirmeyi, davalının ise brüt 1.280,00 Euro ücret ödemeyi kabul ettiğini, belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin 36 ay olarak kararlaştırıldığını, sözleşme başlangıcının 02.01.2020, sona erme tarihinin 01.01.2023 olarak belirlendiğini, müvekkilinin kendisine verilen görevleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, ancak davalı Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı tarafından iş sözleşmesinin 27.07.2020 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, bu fesih tarihi üzerinden henüz çok geçmeden 10.08.20 20... .08.2020 tarihlerinde davalının, müvekkilinin çalıştığı proje kapsamında aynı pozisyon için iş ilanı verdiğini ileri sürerek haksız fesih tazminatı ve bakiye süre ücreti tutarında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin temiz ... ve tükenmez ... kaynaklarına yönelme, enerjinin daha verimli kullanımını sağlama amacı taşıyan ve bu kapsamda faaliyet göstermek için kurulan bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, davacının proje asistanı olarak çalışmak üzere ... (Vakıf) tarafından işe alındığını, projenin Avrupa Birliği tarafından finanse edildiğini, davacının haftalık çalışma süresinin 36 saat olduğunu, 36 saati sağlamak koşuluyla aylık ücretinin brüt 1.280,00 Euro olarak belirlendiğini, bu ücretin Vakfın kendi bütçesinden değil, davacının belirlenen aylık çalışma süresini doldurması ve buna ilişkin belgelerin sunulması koşuluyla Avrupa Birliği'nden sağlanacak hibeden karşılanmasının onaylanan projede yer aldığını, davacının belirli iş süreli sözleşmesinin davalı tarafından 27.07.2020 tarihinde haklı sebeple feshedildiğini, davacının haftalık çalışma süresi kadar çalışmadığını, iş sözleşmesinin başlangıcından sona erme tarihine kadar projeye herhangi bir katkısı olmadığını, sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, haksız fesih tazminatının koşulları oluşmadığı değerlendirildiğinden davacının söz konusu talebinin reddi gerektiği, koşulları oluşan bakiye süre ücreti tutarında tazminattan davacının elde ettiği gelirler indirilerek talebin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 36 ay süreli belirli süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, davacının 02.01.2020-31.07.2020 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından 31.07.2020 tarihinde feshedildiği, iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından fesih tarihi ile sözleşmenin sona ermesi gereken tarih aralığının hesaplamaya esas alındığı ve bu arada davacının kazandığı ücretin mahsup edildiği, hesap yönteminde ve kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın usule aykırı olduğunu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, 2. Sözleşmenin fesih nedeninin, davacının davalı Vakıf Projesi haricinde birçok projede çalıştığından, proje takviminin yoğunlaştığı dönemde ihtiyaç hasıl olduğunda davacının 36 saat olarak belirlenen haftalık çalışma saatini tamamlayamayacağını, bu nedenle Vakfın projenin asistanlık hizmeti alabilmek için Avrupa Birliği Fonundan yararlanamayacağını, sözleşme kapsamında kendisinden beklenen asli yükümlülüğü yerine getirmediği için çalıştığını gösteren belgelerin ilgili birime sunulamayacağını, bu nedenle Avrupa Birliği'nden hibe alınamayacağı için iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacının başka projelerdeki çalışmalarını müvekkiline bildirmeden sürdürdüğünü, asli edimlerini yerine getiremediğini, eğer bakiye süre ücreti tutarında tazminata hükmedilecekse hâlihazırda çalışmaya devam eden davacının elde ettiği gelirlerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, 3. Müvekkili Vakfın e-tebligat kullanımına ilişkin adresten haberdar olmaması ve fiilî erişim sağlanmaması karşısında dava dilekçesi tebliğinin usulsüz olduğunu, 4. Alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, çelişkilerin giderilmediğini, 5. Davacının fesih sonrası elde ettiği gelirlerin eksik değerlendirildiğini, ek raporda bakiye ücret hesaplaması yapılırken sadece elde edilen gelirler üzerinden bir hesaplama yapıldığını, davacının çalıştığı günler açısından bir mahsup hesabı yapılmadığını, dosyada mübrez evraklara göre davacının fesih sonrası pekçok görevlendirme ile çalıştığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının belirli süreli iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve buna bağlı olarak davacının bakiye süre ücreti tutarında tazminata hak kazanıp kazanmadığı ile tazminatın hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1662, K. 2026/4913, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1662-e-2026-4913-k-5c07f7da5d22