Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/289 E. 2026/698 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/289
Karar No
2026/698
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/289

KARAR NO: 2026/698

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/10/2022

NUMARASI: 2015/280 Esas - 2022/602 Karar

DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ulusal ve uluslararası taşımacılık işiyle uğraştığını ve yurt dışı taşımaları için davalı şirkete ait Ro-Ro gemilerini kullanmak üzere farklı tarihlerde anlaşma yaptığını, davalı şirket ile tırların gidiş - dönüş şeklinde taşınması hususunda anlaşıldığını ve buna ilişkin gerekli rezervasyon ve ödemelerin davacı tarafından yapıldığını, davalı şirketle yapılan anlaşma ve davalı şirketin teyidi üzerine davacının araçları İskenderun Limanı 'na yüklemeye hazır hale getirmesine rağmen davalı şirketin seferi gerçekleştirmediğini, bu nedenle davacıya ait araçların İskenderun Limanı Gümrük Bölgesinde 9 ila 18 gün arasında değişen sürelerde beklemek zorunda kaldığını, davalının kusuru nedeniyle davacı şirketin araçlarının toplamda 69 gün beklediğini ve günlük 150,00 USD Yatma Bedeli uyarınca toplamda 10.350.00 USD zarara uğratıldığını, söz konusu araçlann Gümrük Bölgesinde beklemek zorunda kalması sonucunda İskenderun Gümrük Müdürlüğü tarafından transit sürelerinin aşılması nedeniyle davacı şirketin aleyhine toplam 2.184,00 TL para cezasının uygulandığını, bu cezaların davacı şirket tarafından indirimli olarak ödendiğini ve davacı şirketin toplamda 1.638.-TL zarara uğradığını, davalının taşımayı gerçekleştirmemesi sonucunda davacı şirketin taşımakta olduğu yükleri alıcılarına ulaştırmak ve ... taşıması altında daha fazla gecikme yaşanmasına engel olmak amacıyla tırları alternatif güzergahlardan götürmek zorunda kaldığını, bu doğrultuda davacı şirketin İskenderun'dan ...'e sevk etmek zorunda kaldığını, bu sevkiyat nedeniyle davacı şirketin her bir araç/römork için 200.-USD ilave yakıt masrafı yapmak zorunda kaldığım; toplamda 6 araç/römork için 1.200.00 USD zarara uğratıldığını; Davacı şirketin ... taşımasını gerçekleştirebilmek amacıyla ...'e sevk ettiği araçlan ...isimli şirket vasıtasıyla gemi ile Lübnan'a taşıttığını ve bunun için her bir araç/römork için 1.300.00 USD olmak üzere toplam 6 araç/römork için 7.800.00 USD ek masraf yapmak zorunda kaldığını; ...'den Lübnan'a taşman araçların ... taşıması doğrultusunda Kuveyt'e sevk edildiğini ve 5 araç/römork için 4.500.-USD ve 1 araç için 3.700.00 USD olmak üzere toplamda 26.200.00USD) fazladan sevkiyat masrafı yapıldığını, davacı şirketin davalı ile anlaşması uyarınca daha önce davalı tarafından taşınan tırların Suudi Arabistan - İskenderun hattı ile Türkiye'ye geri dönmek üzere limana giriş yaptığını, burada da davalı şirketin seferi gecikmeli olarak yaptığım, davacının araçları 15 ile 21 gün arasında değişen sürelerde bekletmek zorunda kaldığını, bu nedenle günlük 150.00 USD Yatma Bedeli karşılığında 14.700.00 USD zarara uğradığını; Davalı şirket tarifesi uyarınca İskenderun- Suudi Arabistan taşıma ücreti gidiş-dönüş 3.500.-USD olup tek yön sefer ücretinin 1.750.00 USD olduğunu, bu bağlamda davalı şirketin gerçekleştirilmeyen Suudi Arabistan seferi uyarınca davacı şirketin zararından 1.750.00 USDx6=10.500.00 USD mahsup edilmesi gerektiğini, toplamda 49.750,00 USD + 1.638,00 TL zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06.06.2013 tarihinden itibaren Suriye'de yaşanan iç karışıklıklardan olumsuz etkilenen Hatay bölgesi müşterilerinin talepleri ile İskenderun-Adabiya (Mısır) Limanları arasında Ro-Ro gemileri ile taşıma hattı açma karan aldığını, İskenderun'dan Mısır'a taşınan araçların bu Limandan .... Şirketi tarafından işletilen Adabiya-Duba (Suudi Arabistan) hattına geçerek Suudi Arabistan ve diğer Orta Doğu ülkelerine güvenli bir şekilde taşındığını; ancak Kızıldeniz'deki Ro-Ro hattını işleten .... Firmasının 23.05.2014 tarihinde davalı şirkete yaptığı yazılı duyuru ile Adabiya Limanı'nda yaşadığı liman ve rıhtım kaynaklı operasyonel sorunlar nedeniyle Adabiya-Duba hattını işletmeyeceğim bildirdiğini, bunun üzerine davalı şirketin Mısır makamlarına Adabiya Limanının güneyinde bulunan Sukhna Limanı'ndan hattın işletilmesi için başvurduğunu, ancak bu başvuruya olumsuz yanıt alması sebebiyle bu hattaki seferlerin davalı şirketten kaynaklanmayan sorunlar nedeniyle durdurulduğunu, bu hattaki seferlerin durdurulduğunun tüm müşterilere detaylı olarak duyurulduğunu ve 24.05.2014 Cumartesi günü ve sonrasında kalkacak olan gemilere alınmış olan tüm rezervasyonların iptal edildiğini, Sefer yapacak olan gemiye ise sadece liman içerisinde bulunan ve İskenderun Gemi Acentesinde 23.05.2014 tarihi itibarı ile ödeme işlemlerini tamamladığını, asil listede yer alan ve yüklemeye hazır araçların sefere kabul edileceğinin belirtildiğini, bunun dışında kalan ve gidiş dönüş bilet almak isteyenlerin başvurularının kabul edilmediğini, davalı şirketin Ro-Ro taşıma hizmeti çerçevesinde üzerine düşen yükümlülükleri her zaman yerine getirdiğini, 23.05.2014 tarihinde yapılan duyurudan hemen sonra davacı tarafa ait araçların ifade edilen koşullarda İskenderun-Damietta hattında taşındığını, davacı şirketin davalının yaptığı yaşanan sorunlara ilişkin duyurulardan haberdar olduğunu, davalı şirketin edimini yerine getirdiğini, bu nedenle davacı şirketin yatma bedeli, gümrük cezası ödemesi, başkaca ek giderleri olması davalı şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, davacının iddia ettiği gibi seferin iptal edilmesi veya gecikmesi gibi bir durumun söz konusu olması ihtimalinde dahi davacı şirketin araçlarının 69 gün kadar uzun bir süre limanda bekletmesinin hiçbir mantıklı açıklamasının olamayacağını, davacı tarafın fiili durumu bilmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığını, dolayısıyla bu ihtimalde dahi davacı kendi fiiliyle zararın artmasına sebebiyet verdiğinden limanda bekleme bedeli ve gümrük cezası adı altında talep edilen tazminatların davalıya yüklenmesinin düşünülemeyeceğini, davacı şirketin gidiş-dönüş olarak davalı şirketle anlaşmasına istinaden araçlarının Suudi Arabistan Limanı'na giriş yaptığım ancak yaşanan gecikme nedeniyle limanda bekleme bedeli ödediğini ve bu zararın da davalı tarafından karşılanması gerektiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirketin sorumluluğunun malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabulü ile başlayıp boşaltma limanında mallar gemi küpeştesinden indirilene kadar devam edeceği, taşıyanın yükleme öncesinde ve gemi küpeştesinden boşaltım sonrasında mallarla ilgili herhangi bir kayıp, el koyma veya hasardan hiçbir şekilde sorumlu olmayacağını, gemiye veya gemiden nakledilmekte olup olmadığına ya da sevkıyatı, indirilmeyi, depolanmayı veya taşıyana ait olsun ya da olmasın tekneye veya deniz aracına koyulmayı bekleyip beklemediğine bakılmaksızın, bu taşıyanın, temsilcilerinin veya görevlilerinin gözetiminde olan malların riski yüklenmeden önce ve boşaltımdan sonra yalnızca bu gözetim altında olan malların sahibine, yükleyicisine ve/veya gönderdiği kişiye ait olduğu, hangi nedenden kaynaklanmış olursa olsun ve kısmi veya genel olup olmadığına bakılmaksızın grev, lokavt, iş durdurma ve kısıtlama ile sayılan diğer hallerde kayıp ve hasar sorumluluğundan taşıyanın muaf olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı tarafın İskenderun-Arabistan taşıması için alternatif taşıma nedeniyle meydana gelen zararı talep edebileceği, araç bekleme ücretini ve bu beklemeler nedeniyle ödenen para cezasını talep edemeyeceği kanaatine varılarak İskenderun Limanından ... e ulaşım için yapılan toplam 1.181,42 USD yakıt bedeli, Taşucu- Lübnan deniz taşıması için ödenen 7800,00 USD ve Lübnan- Kuveyt kara taşıması için ödenen 26.200,00 USD navlun bedelinden her halükarda İskenderun- Suudi Arabistan hattı taşıması için davacı tarafından yapılacak 6 araç için 1,750.00USD'den toplam l0.500.USD'nın mahsubu ile toplam 24.681,42 USD yönünden davanın kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının esas zararının davalı şirketin kusuru nedeniyle tırların beklemesi ve taşımanın yapılmamasından kaynaklandığını, yapılan bekleme nedeniyle 69 gün çalışmayan araçların, davacı firma nezdinde 10.350 Usd zarar meydana geldiğini, Suudi Arabistan'daki araçlar da toplamda 98 gün beklemiş 14.7000 Usd zarar meydana geldiğini, bu zararların tamamı davacının önceden taahhüt ettiği ve taşıma ücretini de peşin tahsil ettiği seferleri gerçekleştirmemesinden kaynaklandığını, diğer tüm masraflar, davacı firmanın basiretli bir tacir olarak davranıp zararı en aza indirmesi neticesinde sınırlı olarak ortaya çıkmış masraflar olduğunu, davacının toplam usd zararı 60.250 usd olup normal şartlarda davalıya ödenecek olan 10.500 usd navlun bedeli mahsup edilerek 49.750 usd zarar talep edildiğini, davalının tek taraflı ve kusurlu hareketi sonucu alternatif güzergah ararken İskenderun Limanı'nda bekledikten sonra önce İskenderun'dan Mersin Taşucu'na, buradan da Lübnan'a ve Lübnan'dan da Kuveyt'e farklı yollardan tırlarını ulaştırdığını, yazılı deliller ile 194 günlük gecikme olduğu sabit iken davacının 167 günlük tazminat talebinde bulunması davacının iyi niyetli ve basiretli bir tacir olarak davrandığının ispatı olduğunu, talep edilen tazminatın gelir elde amacıyla değil yalnızca davacının zararlarının giderilmesi amacıyla talep edildiği ispatlandığını, fiilen taşımanın gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda hesaplanan fazladan sarf edilen yakıtın masrafına da davacının katlanmak zorunda kaldığını, yargılama safhasında da tespit edildiği üzere davalı şirket tek taraflı eylemi ile hukuki dayanaktan yoksun şekilde Ro-Ro seferini iptal etmiş ve bu sebeple davacının yargılama konusu zararlara katlanmak zorunda kaldığını, davacının uğramış olduğu zararın yazılı deliller neticesinde bilirkişi raporları ile somut olarak tespit edilmiş olmasına rağmen hukuki dayanaktan yoksun şekilde mahkemece kabul edilmediğini, davacı şirketin zararları davalı şirketin ticari kaygılarla taahhüt ettiği ve parasını peşin aldığı seferleri gerçekleştirmemesinden kaynaklandığını, basiretli bir tacir olarak davranarak uğradığı zararı en aza indiren ve iyi niyetli olarak daha düşük tazminat talep eden davacının yazılı deliller ve bilirkişi raporlarıyla tespit edilen bekleme zararının kabul edilmemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının seferleri tek taraflı olarak iptal ettiğini duyurması nedeniyle meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, taşıma işinin organize edilmesi süreçleri göz önüne alındığında, davalının tek taraflı ve tırlar limana gelmeden hemen önce seferleri iptal ettiğini duyurmasının haksız olduğunu, davalının seferlerin durmasında kusuru olmadığını, gerçekleştirilemeyen seferlerin davalı şirketten kaynaklanmadığı iddiasının haksız olduğunu ve muhatabının davalı şirket olduğunu, davalı belirli bir taşımayı gerçekleştirmeyi davacıya taahhüt etmiş ve ücretini de peşin almış olmasına rağmen son aşamada ticari nedenlerle taşımayı gerçekleştirmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; deniz seferlerinin iptal edildiği duyurusuna rağmen araçlarını limana gönderen davacının oluşan zararından davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın taahhüdü ve sorumluluk sınırı hatalı hesaplandığını, davacı firma tarafından seçilen ikame ulaşım rotası ne derece makul bu sorunun cevabı hükme dayanak olan raporun hiç bir yerinde irdelenmediğini, kara yolu taşımasına ilişkin şirket tırlarının yakıt giderleri, defter kayıtları yahut makbuz vb. bir hukuki delil ile ispat edilebilmiş olmadığını, hükme esas teşkil eden heyet raporu birleştirme usulu yazıldığından yer yer okunaksız olduğunu, adeta çalakalem oluşturulduğunu, işbu usule aykırı rapora dayanan hüküm de rapor kadar hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacıya verilmesi taahhüt edilen dava konusu deniz taşıma hizmetinin verilmemesi nedeniyle, taşınacak araçların limanda beklemesi sebebiyle araç yatma ücretlerinin, gümrük cezalarının, sevkiyat masraflarının ve navlun ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkin tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin yerine getirilmemesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının taşınacak araçların limanda beklemesi sebebiyle araç yatma zararlarının, gümrük cezalarının, sevkiyat masraflarının ve navlun ücretlerini davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktalarındadır.

Davacı, yurt dışı taşımaları için davalı şirkete ait Ro-Ro gemilerini kullanmak üzere farklı tarihlerde anlaşma yaptıklarını, davalı şirket ile tırların gidiş-dönüş şeklinde taşınması hususunda anlaşıldığını ve buna ilişkin gerekli rezervasyon ve ödemelerin yapıldığını, araçlarını İskenderun Limanı 'na yüklemeye hazır hale getirmesine rağmen davalı şirketin seferi gerçekleştirmediğini, bu nedenle davacıya ait araçların İskenderun Limanı Gümrük Bölgesinde 9 ila 18 gün arasında değişen sürelerde beklemek zorunda kaldığını, davalının kusuru nedeniyle müvekkili davacı şirketin araçlarının toplamda 69 gün beklediğini ve günlük 150.00 USD yatma bedeli uyarınca toplamda 10.350.-USD zarara uğratıldığını, söz konusu araçların Gümrük Bölgesinde beklemek zorunda kalması sonucunda İskenderun Gümrük Müdürlüğü tarafından transit sürelerinin aşılması nedeniyle toplam 2.184,00 TL para cezasının uygulandığını, bu cezaların müvekkili şirket tarafından indirimli olarak toplamda 1.638.00 TL olarak ödendiğini, davalının taşımayı gerçekleştirmemesi sonucunda davacı şirketin taşımakta olduğu yükleri alıcılarına ulaştırmak ve ... taşıması altında daha fazla gecikme yaşanmasına engel olmak amacıyla tırları alternatif güzergahlardan götürmek zorunda kaldığını, bu doğrultuda davacı şirketin İskenderun'dan ...'e sevk etmek zorunda kalarak, bu sevkiyat nedeniyle davacı şirketin her bir araç/römork için 200.00 USD ilave yakıt masrafı toplamda 6 araç/römork için 1.200.00 USD zarara uğratıldığını, ... taşımasını gerçekleştirebilmek amacıyla ...'e sevk ettiği araçlan ...isimli şirket vasıtasıyla gemi ile Lübnan'a taşıttığını ve bunun için her bir araç/römork için 1.300.00 USD olmak üzere toplam 6 araç/römork için 7.800.00 USD ek masraf yapmak zorunda kaldığını, ...'den Lübnan'a taşman araçların ... taşıması doğrultusunda Kuveyt'e sevk edildiğini ve 5 araç/römork için 4.500.00 USD ve 1 araç için 3.700.00 USD olmak üzere toplamda 26.200.00 USD fazladan sevkiyat masrafı yaptığını, daha önce davalı tarafından taşınan tırların Suudi Arabistan - İskenderun hattı ile Türkiye'ye geri dönmek üzere limana giriş yaptığını, davalı şirketin seferi gecikmeli olarak yapması nedeniyle, davacının araçları 15 ile 21 gün arasında değişen sürelerde bekletmek zorunda kaldığını, bu nedenle günlük 150.00 USD yatma bedeli karşılığında 14.700.00USD zarara uğradığını, toplam 60.250.00 USD + 1.638.00 TL gümrük cezasından, davalı şirketin gerçekleştirilmeyen Suudi Arabistan seferi uyarınca davacı şirketin zararından 10.500.00 USD taşıma ücretinin mahsubu ile 49.750,00 USD + 1.638,00 TL zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Kızıldeniz'deki Ro-Ro hattını işleten .... Firmasının 23.05.2014 tarihinde müvekkili davalı şirkete yaptığı yazılı duyuru ile Adabiya Limanı'nda yaşadığı liman ve rıhtım kaynaklı operasyonel sorunlar nedeniyle Adabiya-Duba hattını işletmeyeceğim bildirdiğini, bunun üzerine müvekkil davalı şirketin Mısır makamlarına Adabiya Limanının güneyinde bulunan Sukhna Limanı'ndan hattın işletilmesi için başvurduğunu, ancak bu başvuruya olumsuz yanıt alması sebebiyle bu hattaki seferlerin davalı şirketten kaynaklanmayan sorunlar nedeniyle durdurulduğunu, bu hattaki seferlerin durdurulduğunun tüm müşterilere detaylı olarak duyurulduğunu ve 24.05.2014 Cumartesi günü ve sonrasında kalkacak olan gemilere alınmış olan tüm rezervasyonların iptal edildiğini, sefer yapacak olan gemiye ise sadece liman içerisinde bulunan ve İskenderun Gemi Acentesinde 23.05.2014 tarihi itibarı ile ödeme işlemlerini tamamladığını, asil listede yer alan ve yüklemeye hazır araçların sefere kabul edileceğinin belirtildiğini, bunun dışında kalan ve gidiş dönüş bilet almak isteyenlerin başvurularının kabul edilmediğini, 23.05.2014 tarihinde yapılan duyurudan hemen sonra davacı tarafa ait araçların ifade edilen koşullarda İskenderun-Damietta hattında taşındığını, davacı şirketin yaşanan sorunlara ilişkin duyurulardan haberdar olduğunu, davalı şirketin edimini yerine getirdiğini, bu nedenle davacı şirketin yatma bedeli, gümrük cezası ödemesi, başkaca ek giderleri olmasının davalının kusurundan kaynaklanmadığını, davacının iddia ettiği gibi seferin iptal edilmesi veya gecikmesi gibi bir durumun söz konusu olması ihtimalinde dahi davacı şirketin araçlarının 69 gün kadar uzun bir süre limanda bekletmesinin hiçbir mantıklı açıklamasının olamayacağı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı savunmasında bulunmuştur.

Davacının araçlarının davalı tarafından deniz yoluyla taşıması için navlun sözleşmesi yapılmış olup, davalının 23/05/2014 tarihli Mısır - Suudi Arabistan İle Haifa- Ürdün Hatlarının Geçici Olarak Durdurulması Konulu Yazısı ile, "Mısır üzerinden Suudi Arabistan hattını birlikte işletmekte olduğu ve Kızıldeniz'deki Ro-Ro hattını işleten .... firmasının 23 Mayıs 2014 tarihi itibarıyla yapmış olduğu yazılı duyuru ile halihazırda çalışmakta olduğu Adabiya Limanı'nda yaşadığı operasyonel sorunlardan dolayı Adabiya Limanı'ndan hattı işletemeyeceğini bildirdiği, konuyla ilgili olarak Adabiya Limanı'nın güneyinde bulunan Sukhna Limanından hattın işletilmesi için Mısır Makamlarına başvuruda bulunulduğu, olumlu cevap alınamaması üzerine İskenderun-Mısır-Suudi Arabistan hattını sorunlar çözülene kadar durdurmak zorunda kaldıkları" belirtilmiştir.

Somut olayda, davalı tarafından yayınlanan duyuru metninde, hattın işletilmeme sebebinin, davalının hattı beraber işlettiği şirketin hattı işletmeyi bırakması, "operasyonel nedenler" olarak belirtildiği görülmüştür. Söz konusu neden TTK'nın 1218. Maddesinde belirtilen, taraflara fesih hakkı veren hallerden ve TTK 1209 yolculuk başlamadan önce hükümden düşme nedenleri, TTK 1225 sözleşmenin yolculuk başlamadan önce feshedilmesi, TTK 1214. Maddesinde belirtilen herhangi bir tazminat vermekle yükümlü olmaksızın sözleşmeyi fesih hakkı veren nedenlerden birinin olmadığı görülerek, davalı taşıyanın taşımayı iptal ettiği, navlun sözleşmesinin ifa edemediğinin kabulü gerekir.

Davalı tarafından 23/05/2014 tarihli Mısır - Suudi Arabistan İle Haifa - Ürdün Hatlarının Geçici Olarak Durdurulması Konulu Yazısı ilan edilmiş olmasına rağmen, davacının bu tarihten sonra geminin hareket etmeyeceğini bildiği halde, araçlarını İskenderun Limanı'na göndererek, tırların limanda gemiyi beklemesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bekleme ücretlerini ve para cezalarını talep edemeyeceğinin kabulü gerekir.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, sözleşmeden haklı olarak dönen taraf, temerrüte düşmekte kusurlu olan taraftan TBK’nın 125/3. maddesi son cümlesi uyarınca ancak menfi zarar talep edebilir. TBK’nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde, "Bu durumda borçlu, temerrüte düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. TBK'nın 125/3. maddesinin son cümlesine dayanılarak, borçlu direnimi nedeniyle sözleşmeden dönülmesi üzerine taraflar, TBK'nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Ancak, karşısındaki kişiye güvenerek sözleşme akdetmiş olan ve haklı durumda bulunan tarafın, bu sözleşmenin karşı tarafça yerine getirilmemesinden kaynaklanan, mal varlığından eylemli bir azalma meydana gelmektedir. İşte, bu eylemli azalmaya, olumsuz zarar denilir. Bu zararın tazminine ilişkin yasal dayanak, TBK'nın 125/3. maddenin son cümlesidir. Olumsuz zarar genel bir anlatımla hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan doğan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların tamamı, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır.

Bu durumda, davacı, davalının taşımayı yapmamış olması nedeniyle, davacının yapmak zorunda kaldığı harcamaları talep edebilecektir. Davacı, taşımanın yapılmaması nedeniyle, başka taşıyıcı ile anlaşarak, taşımayı yapmak için en güvenli ve hızlı güzergahı belirlediği, araçların İskenderun Limanından, Taşucu Mersin'e gönderilmesi için 1.181,42 USD yakıt gideri, Taşucu-Lübnan deniz taşıması için 7.800,00 USD ve Lübnan Kuveyt kara taşıması için 26.200,00 USD navlun bedeli ödediği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, söz konusu tutardan İskenderun- Suudi Arabistan hattı taşıması için ödenecek 10.500,00 USD'nin mahsubundan sonra Mahkemece 24.681,42 USD'ye hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 180,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.096,00 TL harcın, alınması gerekli olan 4.383,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.287,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/289, K. 2026/698, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-289-e-2026-698-k-86adfb2e877d