Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3059 E. 2026/226 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3059
Karar No
2026/226
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1168 E., 2025/656 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/109 E., 2024/688 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 31.12.2018 tarihinde mal alımı sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme konusu malın ise idarenin ihtiyacı olan, miktarının ve teknik özelliklerinin teknik bir şartname ile düzenlendiği akaryakıta ilişkin olduğunu, sözleşme hükümleri doğrultusunda idarenin talebine uygun olarak faturaları da kesilmek sureti ile malların davalı idareye teslim edildiğini ve bu faturaların da muhasebe kayıtlarına işlenmiş olduğu halde sözleşmede belirtilen vadede ödenmediğini, tüm ödemelerin geciktirildiğini, davalı ... tarafından hiç bir fatura içeriğine itiraz edilmediğinden faturalar kesinleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutarak mal alım sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedellerini ödemede temerrüde düşen davalıdan şimdilik 5.000,00 TL işlemiş ticari temerrüt faiz alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, davacı tarafça sözleşmenin geçerli kaldığı süre boyunca herhangi bir gecikmeden bahisle davalıya gönderdiği bir ihtarın bulunmadığını, herhangi bir gecikme yaşanmışsa bile sözleşme hükmü gereği davacının davalıya yönelik yazılı talepte bulunmasının gerektiğini, akabinde başlayacak 120 günün sonunda temerrüt olgusunun gerçekleşeceğini, bu yönde bir başvurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmeye bakıldığında "yüklenicinin yazılı talebi üzerine 120 gün içinde ödemenin yapılacağı" hükmünün bulunduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla yüklenicinin talebi olmadan vadenin başlamayacağı bu durumda kesin vadeden söz edilemeyeceği, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye bakıldığında ihtarnamenin taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin faiz talebine yönelik olmadığının anlaşıldığı, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, taraflar arasındaki sözleşmeye bakıldığında kesin vade bulunmadığından davalının temerrüde düşürülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasında 31.12.2018 yılında idarenin ihtiyacı olan akaryakıt teminine yönelik hizmet sözleşmesi imzalandığını, teslim edilen her bir birim için ayrı fatura kesileceği, ödemelerin de yüklenicinin yazılı talebi üzerine 120 gün içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, faturaların muhasebe kayıtlarına işlenmiş olduğu ve itiraz edilmediği halde tüm faturaların geç ödenmesi sebebiyle faiz alacağı doğduğunu, davalıya gönderdikleri ihtarnamede, tüm ödemelerin temerrüt faizi ve aşkın zarar hakkı saklı tutularak tahsil edildiğini bildirdiklerinden, ayrıca bildirimde bulunulması gerekmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1 20... .maddeleri, 3095 sayılı Kanun uyarınca faiz istenebileceğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, TTK 1530 hükümleri gereği mal veya hizmet sağlayan satıcıların herhangi bir ihtarnameye gerek kalmaksızın temerrüt faizi talep etmeye hak kazanacağını, (akaryakıt) satımı ticari iş olduğundan diğer taraf için de ticari iş olarak kabul edilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti, faiz, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerini de kabul etmediklerini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satım sözleşmesine dayalı fatura alacağından kaynaklanan ticari temerrüt faizinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 31.12.2018 tarihli mal alım sözleşmesinin (12.2.2). maddesinde; davalının, Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren davacının yazılı talebi üzerine en geç 120 gün içerinde davacı veya vekiline ödeme yapacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca, tarafların akaryakıt satışına ilişkin imzaladıkları bu sözleşme geçerli olup, taraflar imzaladıkları bu sözleşme hükümleriyle bağlıdır. Davacı tarafça 18.10.2019 tarihinde davalı tarafa gönderilen ihtarda; davacının sözleşme ile üzerine düşen akaryakıt tedarik işini eksiksiz olarak yerine getirdiği davalının ise satın aldığı akaryakıt bedellerini ödemekte temerrüde düştüğü belirtilmiş, ihtarın 21.10.2019'da davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece; davacı tarafından 18.10.2019 tarihinde gönderilen ihtarnamenin sözleşmedeki yazılı talep olduğu kabul edilerek; ihtarnamenin tebliğ edildiği 21.10.2019 tarihine 120 gün eklenerek bu tarih itibariyle davalının temerrüte düştüğü ve davalının ödemediği fatura bedeli olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3059, K. 2026/226, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3059-e-2026-226-k-83263bab9fc9