Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2706 E. 2026/702 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2706
- Karar No
- 2026/702
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1302 E., 2023/465 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2021/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; "...Konakları" ismi ile yapımı sürdürülen projenin dava dışı ...İnşaat Paz. San ve Tic A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından dava dışı şirkete 19.12.2012 tarihinde gönderilen yazıda, ... Konakları sitesinde bulunan cadde ve sokakların herkes tarafından kullanılacak şekilde kamunun genel kullanımında olması, söz konusu sokak ve caddelere giriş ve çıkışı engelleyici ya da sadece site sakinlerinin girmesine müsaade edilen bir sistemin olmaması, aksi takdirde sokak aydınlatma tesislerinin tesis bedelinin tahsil edileceği ve aydınlatma bedelleri aboneliğin site yönetimi tarafından site sakinleri adına yapılarak sakinlerince karşılanacağı yönünde bildirimde bulunulduğunu, gerekli düzenlemeler yapılmadığı iddiası ile dava dışı şirket tarafından tesis maliyet tutarı olan 51.967,78 TL'nin davalı şirkete ödendiğini, söz konusu faturanın iptali için dava dışı şirket tarafından Eskişehir 2. İdare Mahkemesinde 2014/296 E. sayı ile dava açıldığını, davalı şirketin bahsi geçen yazıları üzerine davacı ... yönetimi tarafından ihtirazi kayıtla 14.02.20213 tarihinde abonelik işlemini gerçekleştirmek zorunda kalındığını, abonelik işlemi sonrasında her ay fatura tahakkuk edildiğini ve faturaların site yönetimi tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından zorlama ve baskılar nedeniyle tesis edilen abonelik işlemi ve bu abonelik işlemi nedeniyle davalı şirket tarafından düzenlenecek olan elektrik tüketim faturalarının iptali için Eskişehir İdare Mahkemesinde 2014/417 E. sayılı dosya ile dava açıldığını, Mahkemece bu davanın ayrı ayrı görülmesi gerektiğine karar verilerek, 2014/579 E. sayılı dosya ile abonelik işleminin iptali, 2014/577 E. sayılı dosya ile de faturaların iptali taleplerinin görüldüğünü, söz konusu davaların adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkili sitede yer alan cadde ve sokakların imar planlarında cadde ve sokak olarak belirlenen alanlar olduğunu, sokak aydınlatmaları da yine imar planlarında cadde ve sokak olarak belirlenmiş güzergahlarda bulunduğunu, ... Konakları Projesinin yıllara sari bir proje olduğunu, bu nedenle sahanın inşaatı tamamlanan kısımlarında ikamet edilirken arazinin diğer kısımlarında inşaat şantiye faaliyetlerinin sürdüğünü, inşaat alanındaki malzemelerin korunması ve iş kazalarının önlenmesi amacıyla sahanın etrafının tel çitle çevrildiğini ve bariyerli kapı ile malzeme ve işçi giriş çıkışını kontrol altına alan güvenlik teşkilatı ihdas edildiğini, ancak inşaat faaliyetleri için alınmış bu önlemlerin sitenin kamunun ortak kullanımına kapattığını iddia etmenin mümkün olmadığını, site içerisindeki cadde ve sokakların mülkiyetinin ... Belediyesine ait olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesine ait Özel Halk Otobüsleri ve Minibüslerin site içerisinde yer alan cadde ve sokakları kullanabildiğini ileri sürerek; abonelik işleminin iptaline, bu işlemler gereğince davalı şirket tarafından tanzim edilen ve ödenen toplam 5.018,80 TL fatura bedelinin iadesi ile tanzim edilecek elektrik tüketim faturalarının iptaline, davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 16.07.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak talebini 49.554,41 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; ... Genel Müdürlüğü geçici kabul heyetince 31.12.2012 tarihinde tutanak düzenlenerek ... Konakları 1 16... adalarda yer alan aydınlatma tesislerinin kabul işlemlerinin, Aydınlatma Yönetmeliği kapsamında ve dağıtım şirketinin yükümlülüğünde olmadığı gerekçesiyle yapılmadığını, söz konusu tesisleri genel aydınlatma kapsamına dahil etmenin davalı şirketin yetkisinde olmadığını, genel aydınlatma kapsamına alınmadığından ... Konakları Sitesi içerisindeki aydınlatma tesislerinin abonelikleri site adına yapılmış olup aydınlatma giderlerinin de site tarafından karşılandığını, dava konusu faturaların dava dışı ...Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından düzenlendiğini, bedellerini müvekkil şirketin tahsil ettiğini, Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 24. maddesinde belirtilen idari yol izlenmeden davanın açıldığını, tesisler ... tarafından genel aydınlatma kapsamına alınmadığı ve tüketimleri Hazine Müsteşarlığında ödenmediğinden site yönetimi adına abonelik işlemlerinin yapılmasında ve tüketim bedellerinin site yönetimince ödenmesinde yanlışlık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı sitede bulunan sokak aydınlatma direklerinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 17. maddesi ve 10.07.2009 tarihli ve 27284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aydınlatma Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak genel kullanımına yönelik meydan, cadde ve sokakların aydınlatılması kapsamında olduğunun belirtildiği, bu kapsamda faturaların hesabına yönelik raporda; davalı tarafından dava tarihinden önce çevre aydınlatma abonelik sözleşmesi için tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin toplamının 5.018,80 TL olduğu ve davacı tarafından bu bedelin davalıya ödendiği, davalı tarafından dava tarihinden sonra çevre aydınlatma abonelik sözleşmesi için tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin toplamının 44.535,61 TL olduğu ve davacı tarafından davalıya ödendiğinin tespit edildiği, davalı şirket ve ...'ın aynı kurumun üst markası olduğundan tüketicinin bu ayrımı bilemeyeceği, davacının sunduğu sözleşme içeriklerinin de gözetildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinin iptaline, bu sözleşme çerçevesinde tanzim edilen faturaların iptaline, abonelik sözleşmesi nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitine, 49.554,41 TL fatura bedelinin 5.018,00 TL'sinin dava, 44.536,41 TL'sinin de ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, aynı gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun 2020 yılındaki mevcut duruma ilişkin olup uyuşmazlık tarihine ilişkin olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda atıf yapılan Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2019/652 E. 2020/389 K. sayılı ilamının lehlerine bozulduğunu, Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2022/6 E. 2022/50 K. sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda atıf yapılan Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 2014/579 E. 2015/264 K. sayılı ilamının kesinleştiğini, dava konusu olan aynı yerle ilgili olarak Danıştay 13. Dairesinin 2015/2609 E. 2015/4688 K. sayılı ilamı ile davanın reddi kararının onanmasına karar verdiğini, 4628 sayılı Kanunun geçici 17. maddesinin 1. ve 4. fıkrasında uygulamaya ve denetime ilişkin esas ve usullerin Kurul tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiğini, bu maddeye dayanılarak EPDK tarafından “Aydınlatma Yönetmeliği” hazırlandığını ve 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 10.07.2009 tarihli ve 27284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğunu, şirketin 29.12.2011 tarihli yazısı ile ... Konakları Sitesi içerisinde yer alan aydınlatmaların cadde, sokak statüsü olan yerlere kumanda etmesine rağmen site girişine konulan güvenlik ve site etrafının kapatılmış olması ile kamunun ortak kullanımına kapatıldığı, aydınlatma tesisleri için site yönetimi tarafından abone olunmasının istenildiğini, ... Konakları Sitesi içerisindeki cadde ve sokakların kamunun genel kullanımına kapatılmış olması nedeniyle bunların aydınlatması genel aydınlatma kapsamında yer almadığını, Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 2014/579 E. 2015/264 K. sayılı ilamında ve Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2022/6 E. 2022/50 K. sayılı ilamında da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu dönemde ... Konakları Sitesi içerisindeki cadde ve sokaklar kamunun genel kullanımına kapalı olduğunu, yetkili kuruluşlarca genel aydınlatma kapsamında görülmeyen ve tüketim bedelleri ödenmeyen tesisler için müvekkili şirket tarafında abone olunmasının istenilmesine yönelik işlemde tutarsızlık bulunmadığını, ... Konakları dahilinde imarda belirtilen yolların açıldığı, yerleşim biriminin etrafının tel çit ile çevrildiği, tesis edilen aydınlatma direklerinin tel çit içerisindeki bölgede kaldığı, tel çit dışında kalan imardaki yolların ise henüz açılmadığını, aydınlatma şebekesi tesis edilen alana bir ana girişten ulaşıldığını, söz konusu giriş yolunda güvenlik kulübesi, güvenlik personeli, güvenlik duvarları ile birlikte gerek giriş kapısında gerekse de mahalle olarak belirtilen alanın hemen hemen her sokağının kameralarla izlendiğini, bu durum alana girişlerin ve alan içinde her hareketin kontrol edilerek kayıt altına alındığı kanaatini oluşturduğunu, bu nedenle Aydınlatma Yönetmeliği kapsamında ve dağıtım şirketinin yükümlülüğünde olmadığının ... Genel Müdürlüğü geçici kabul heyetince tespit edildiğini ve kabul işleminin yapılmadığını, site içerisinde yer alan 1 15... adada bulunan tesisler hakkında da ...’ın bir Kabul ve Onay işlemi bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu tesisleri genel aydınlatma kapsamına dahil etmenin şirket yetkisinde olmadığını, Genel Aydınlatma Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin yayım tarihinden önce ilgili tesis genel aydınlatma kapsamında olmadığı için tüketim bedellerinin tedarik şirketleri tarafından faturalandırıldığını, şirkete yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, davanın ...Elektrik Perakende Satış A.Ş.ye yöneltilmesi gerektiğini, ön inceleme ve tahkikat duruşma günleri ile keşif gününün taraflarına bildirilmediğini, yapılan işlemlerden haberdar edilmediklerini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin 09.03.2020 tarihli tensip zaptının 1 nolu ara kararında "Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir tensip zaptı ve Ankara B.A.M. 13. Hukuk Dairesinin kararı da eklenerek meşruhatlı davetiye tebliğine," şeklinde karar verilmiş ise de yapılan ilk tebligatın 28.09.2020 tarihli bilirkişi raporu olduğunu savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin tahsili ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır. Bir başka ifadeyle hüküm, uyuşmazlığın başlangıcından dava açılan güne kadar gerçekleşmiş olayları kapsar. Aksinin kabulü; tarafların dayandığı olguların, dolayısıyla elde etmek istediği nihai talebin dışına çıkılması sonucunu doğuracağı gibi; temyiz ve karar düzeltme süreçleri de dâhil, yargılamanın son aşamasına kadar gerçekleşecek hukuki ve fiili olguların nazara alınması gerektiği sorununu ortaya çıkaracaktır. Nitekim 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında, “her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesine yer verilerek, davanın açılmasına kadar gerçekleşen hukuki ve maddi vakıalara göre sonuçlandırılması gerektiği benimsenmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2015 tarihli ve 2015/46 E., 2015/1158 K. sayılı kararı). Davacı ... yönetimince; davalı şirket aleyhine Eskişehir 2. İdare Mahkemesinde açılan 2013/1117 E. sayılı davada, ... Konakları Sitesinde bulunan sokak aydınlatmaları için elektrik abonesi olunmasının gerektiği, aksi takdirde mevcut aydınlatma tesislerinin elektriğinin kesileceği yönünden tesis edilen 29.12.2011 tarihli işlemin iptali talep edilmiştir. Mahkemenin 29.04.2014 tarihli kararıyla işlemin iptaline karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 09.12.2014 tarihli ilamıyla karar bozulmuştur. Mahkemece verilen ısrar kararı üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.11.2017 tarihli kararıyla karar bozulmuştur. Bu sefer Mahkemenin 2019/652 E. sayısına kayden görülen davada, 11.06.2020 tarihli kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Danıştay 13. Daire Başkanlığının 27.01.2021 tarihli ilamıyla karar bozulmuştur. Bu sefer de Mahkemenin 18.01.2022 tarihli ve 2022/6 E, 2022/50 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 19.10.2023 tarihli ilamıyla karar onanmış ve davacının karar düzeltme talebi 19.11.2024 tarihinde reddedilmiştir. İncelenen İdare Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli davanın reddine ilişkin kesinleşmiş kararında; anılan sitenin etrafının çitle çevrili olması, tek giriş ve çıkış kapısının bulunması, bu tek giriş ve çıkış kapısının güvenlik noktası oluşturularak denetim altına alınmış olması, aydınlatmaların yer aldığı cadde ve sokakların kameralarla izlenmesi ve bu kameraların sitenin kontrolünde olması durumları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu sitede yer alan cadde, sokak ve yollara ait aydınlatmaların kamunun genel kullanımına yönelik olmadığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olarak kamunun genel kullanımına yönelik olmadığı anlaşılan site içi aydınlatma sistemlerinden kaynaklanan tüketim giderlerinin yeni düzenleme ve sistemin devralındığı 28.12.2018 tarihine kadar geçen süre içinde Hazine tarafından karşılanması zorunlu olmadığından davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun inceleme bölümünde, Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2019/652 E. sayılı dosyasında hükme esas alınan 11.03.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 11.06.2020 tarihli ve 2020/389 K. sayılı kararın verildiği belirtilmiş ise de, yukarıda anlatıldığı gibi söz konusu kararın bozulduğu ve sonuç olarak davanın reddi kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 08.07.2020 tarihli keşif anında yapılan tespitler sonucu hazırladığı görülmüştür. Hal böyle olunca, Mahkemece; yukarıda ifade edilen açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, dava tarihi itibariyle dava konusu taleplerin değerlendirilip kesinleşen idare mahkemesi kararı da nazara alınarak sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 4.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, İstek halinde peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden davalıya, harçtan muaf olmasına rağmen peşin alınan temyiz harçlarının ise davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.