Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2808 E. 2025/2230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2808
Karar No
2025/2230
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/371 E., 2023/119 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin kebap ustası olduğunu, davalı ile ... isimli lokantanın işletilmesi amacıyla 04.05.2015 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin imzaladığını, Haziran ayından itibaren davalının haksız olarak müvekkilini dükkana almadığını, dükkanın işleyişi ile müvekkilinin ilgilendiğini, sözleşmede dükkanda yer alan demirbaşların dükkan sahibine ait olduğu belirtilmiş ise de masrafların ortaklık tarafından karşılandığını, katılım payı olarak müvekkilinin derin dondurucu, bakır ocak ızgarası ve televizyonu ortaklığa getirdiğini, ortaklık için kredi çektiğini, davalıya 15.000,00 TL'yi elden verdiğini, 5.000,00 TL dükkana cam takıldığını, bakiye 11.722,56 TL kredi ödemesinin yapılmadığını, kâr payı alacağının 2.300,00 TL olduğunu, ayrıca 550,00 TL müvekkilinin alacağı bulunduğunu ileri sürerek; adi ortaklığın feshi ile; katılım payı olarak ortaklığa getirilen malların iadesini; kâr payı ve kalan kredi bedeli olan 11.722,56 TL'ye yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile arasında adi ortaklık sözleşmesinin olduğunu, işletmenin müvekkili tarafından işletildiğini, müvekkilinin aynı zamanda işletmede garson ve servis elemanlığı yaptığını, davacı tarafından ortaklığa 15.000,00 TL verildiğinin doğru olduğunu, ancak 5.000,00 TL daha verilmesi gerektiğini, davacının kendi isteği ile ortaklıktan ayrıldığını, derin dondurucu, bakır ocağının, televizyonun iadesi ile kredi ödemesinin davacının ortaklık süresinden önce ortaklıktan ayrılması nedeni mümkün olmadığını, davacının kâr payı alacağının olmadığını, şahsi olarak ödemesinin bulunmadığını, banka kredisinden sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davasında ise; ortaklığın vergi dairesine, ...'ya ve çeşitli işletmelere borcu bulunduğunu ayrıca karşı davalının 5.000,00 TL katılım payını koymadığını ileri sürerek; 22.451,14 TL'nin faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararıyla; alınan raporlar uyarınca ortaklığın aktifine ilişkin bir değerin tespit edilemediği, tasfiyenin sonucunda taraflara verilmesi gereken ortaklık payının bulunmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, "..." adlı adi ortaklığın feshinin tespitine, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararıyla; ortaklığın aktifine ilişkin bir değer bulunmadığı, tasfiye sonunda ortaklara verilmesi gereken ortaklık payının bulunmadığı gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 17.06.2021 tarihli ilamla; İlk Derece Mahkemesince; adi ortaklığın tasfiyesi için öncelikle, ortaklığın kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve bu defterlerin dayanağı olan belge ve faturaların ibrazının sağlanması, yönetici ortak olan davalıdan yapılan tüm iş ve harcamalar ile gerekli görülecek olan diğer hususlarda hesap listesinin istenilmesi, hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağının kabul edilmesi, hesap listesi verilmesi halinde, defter kayıtları ve diğer belgelerle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi, aksi durumda emsal işletmenin kazanç durumunun araştırılması, ayrıca ortaklığın üçüncü kişilere ve kurumlara olan borcunun olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle, tasfiyenin kanunda belirtilen sıra ve yöntem izlenerek yapılması gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile "..." adlı adi ortaklığının feshine ve tasfiyesine, 3.676,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, derin dondurucu, bakır ocak ızgarası ve televizyonun davacıya iadesine, karşı davacının açtığı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; Yargıtay ilamında tasfiyenin ikinci aşamasında ortaklığın malları mevcut değilse değerinin bilirkişi marifetiyle saptanması gerektiğinin belirtildiği, müvekkilin ortaklığa kullanımını bırakmış olduğu malların halen mevcut olup olmadığının araştırılmadığını, davalının 6 yıldır malları uhdesinde tuttuğunu, eğer bu mallar mevcut değilse değeri tespit edilerek ticari faizi ile müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini, itirazları değerlendirilmeden ve yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, derin dondurucu, bakır ocak ızgarası ve televizyonun değer tespitinin yaptırılmadığını, katılım payının hesaplamaya dahil edilmediğini, davalının açık kabul beyanına rağmen kredinin geri ödemesine ilişkin hüküm kurulmadığını, kalan kredi borcu olan 11.722,56 TL'nin davalı tarafından müvekkile ödenmesinin gerektiğini, kredinin 21.000,00 TL'sinin ortaklık tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, 9.277,44 TL'nin ortaklık tarafından ödendiğini, kalan kısmının anlaşma uyarınca 11.722,56 TL olduğunu, emsal işletmelerin kazanç durumlarının araştırılmadığını, Mahkeme kararının yeterli açıklıkta olmadığını, sadece raporlara göre karar verildiğini, katılım payının iadesi hakkında karar verilmediğini, ticari faizin uygulanması gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı/karşı davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 3.676,00 TL olarak düzeltilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; tarafların borçlarının hesaplanmasında matematiksel hata yapıldığını, karşı davanın kabul edilmesi gerektiğini, karşı davanın konusunun adi ortaklığın ödenmeyen borçları ile karşı davalının çaldığı motorsiklet bedeli olduğunu, adi ortaklığın borcu olarak kabul edilen bedellerin karşı davada talep edilen borç kalemleri olduğunu, motorsiklet bedelinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, kredinin 5.000,00 TL'sinin müvekkile ödenmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile manevi tazminat, karşı davada adi ortaklığın borçlarının tahsili istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamı gereği inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin itirazların yeniden incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda; hükme esas alınan raporda, ortaklığın malvarlığının ve alacağının tespit edilmediği, borcunun bulunduğu belirtilmiştir. Raporda, tasfiye tarihi itibariyle davacı tarafından kullanılan banka kredisinin bakiye borcunun 16.235,52 TL olduğu, tarafların kabulünde olan kullanılan kredinin 15.000,00 TL'sinin işletme sermayesi olarak davalı ...'a verildiği kabul edilmiş, kredi bakiyesinin bu hesaba göre yapılması ve davalının ödemesi gereken meblağ oranlama şeklinde hesaplanmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede açıkça "......'a çekilen kredi borcundan o tarihte kalan kısını nakten elden ödemeyi kabul etmiş bulunacaktır. (...)5 yıldan erken ortaklık bitirme durumunda ödenen paralar bu toplamdan çıkarılıp kalan borç nakten ödenecektir." şeklinde hüküm olmasına rağmen, sözleşmeye aykırı şekilde raporda borcun oranlama yapılarak hesaplandığı görülmüştür. Diğer taraftan, sözleşmede "...demirbaşların bakım, onarım ve değişim masrafları ortaklık bütçesinden karşılanacaktır." şeklinde karar alındığı halde tasfiye raporunda bu hususların nazara alınmadığı, dolayısıyla tasfiye raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. 3. Mahkemece verilen ek karara ilişkin temyiz incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesinde;“Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü düzenlenmiştir. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesine göre taraflardan her biri nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilirler. Mahkemenin 23.02.2023 tarihli ek kararıyla, hükmün bir nolu bendine "Ortaklığın 15.310,69 TL tutarındaki borçlarının davalı/karşı davacı ... tarafından ödenmesine," cümlesinin eklenmesine karar verilmiştir. Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 305/A uyarınca ek karar verilmiş ise de, bu hususta tarafların talebinin olması gerektiği, bu hususa ilişkin olarak tarafların talebi olmadığı halde Mahkemece re'sen yapılan inceleme sonucu hükmün sınırlandırılması veya genişletilmesi yada değiştirilmesi mümkün olmadığından yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 4. Diğer taraftan, 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Mahkemece, gerekçeli kararın gerekçe kısmında manevi tazminat talebinin red gerekçesi yazılmasına rağmen hüküm kısmında manevi tazminata ilişkin hüküm kurulmamış olması usul ve kanuna aykırıdır. Hal böyle olunca; Mahkemece; 17.06.2021 tarihli bozma ilamı doğrultusunda, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme nazara alınarak tasfiye işlemlerinin sonlandırılması ve oluşacak sonuca göre taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 5. Bozma sebebine göre, davacı/karşı davalı vekilinin vekalet ücretine, yargılama giderlerine ve faize ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre davacı vekilinin vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı/karşı davacıya iadesine, Davacı/karşı davalı adli müzaheret kararı aldırdığından harç tahsiline yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2808, K. 2025/2230, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2808-e-2025-2230-k-57f71fa8b1ad