Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/4999 E. 2025/29183 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4999
Karar No
2025/29183
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2151 E., 2019/949 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/29 E., 2018/183 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/7-9 ve63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2022/148 esas, 2025/7085 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.07.2025 tarihli ve 16-2019/127302 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'nin, son olarak İstanbul .... Hâkimi (....) olarak görev yaptığı, T.C. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu.... Dairesinin 16/07/2016 tarih ve 2016/4 tedbir ve 2016/345 sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 77/1 ve 81/1. maddeleri gereğince görevinden uzaklaştırılmasına karar verildiği, T.C. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verildiği, yine T.C. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararı ile de yeniden inceleme talebinin reddine karar verildiği, Tanık olarak dinlenilen ....nün, sanığı başta... Kod isimli kişi olmak üzere diğer bazı kişilerin verdiği örgüt ile ilgili sohbet toplantılarında gördüğünü beyan ettiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının cevabi yazısında bildirildiği üzere, sanığın kendi adına kayıtlı ve bizzat kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği .... numaralı telefon hattı üzerinden ilk tespitin yapıldığı 16/08/2014 tarihi ile son tespitin yapıldığı 10/02/2015 tarihleri arasında, .... IMEI nolu telefon ile ByLock iletişim sisteminin hizmet verdiği ... numaralı hedef IP üzerinden 8595 kez sinyal alıp vermek suretiyle ByLock'u kullandığı, sanığın ByLock'u kullandığı anlarda alınan baz istasyonu bilgileri ile aynı anlara denk gelen internet bağlantı iletişim (GPRS/WAP) sorgu sonuçlarındaki baz istasyonu bilgilerinin, iletişim tespiti (HTS) sorgu sonuçlarındaki baz istasyonu bilgilerinin birbirleri ile örtüştüğü, yine sanığın kullanmış olduğu telefon hattı ile internete giriş esnasında oluşan IP adresi ile aynı tarihlerdeki ByLock'a giriş esnasında oluşan özel IP'lerin, baz istasyonu ile telefon IMEI numaralarının aynı olduğu, ByLock iletişim sisteminin gerek elde ediliş şekli, gerekse bu sistemin global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı olmadan bu ağa dahil olmanın mümkün olmadığı, söz konusu iletişim sisteminin FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarınca gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı, bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen eylemlerinin, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılması için itiraz isteminde bulunulmuştur. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi, UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak ve ilgili kolluk biriminden sorulmak suretiyle sanık ile ilgili herhangi bir beyan ya da evrak olup olmadığının tespit edilmesi, tespiti halinde bu kişilerin ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Hükümden sonra UYAP ortamında dosyaya geldiği anlaşılan ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 29.01.2021 tarihli yazısı ekindeki ihbar evrakının ve eklerinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarihli yazısı ekindeki tutanakların 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, ihbarcı şahısların kimlik bilgileri araştırılarak bu şahısların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2022/148 esas, 2025/7085 karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/2151 esas, 2019/949 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA,

4. Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/4999, K. 2025/29183, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-4999-e-2025-29183-k-bc829bbc3f19