Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/25253 E. 2026/10593 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/25253
- Karar No
- 2026/10593
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1011 E., 2022/668 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/3 E., 2021/127 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sohbet toplantılarına dinleyici olarak katılmak dışında dosyaya yansıyan eylemi bulunmayan sanığın faaliyetlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerip içermediğinin tespiti açısından; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden sanığa ait ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması gerekliliğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın kullanımında olan GSM hat/hatların tespiti açısından ..., hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, tespiti halinde bu hatlarda örgütün haberleşme aracı olan ByLock kullanıp kullanmadığının araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekmesi, 3. UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi ve mümkünse beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla duruşmada dinlenmesi sağlanarak tüm bu delillerin duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun "sanığın sohbetlere katılması ve adına kayıtlı hatta ByLock tespit edilmesi şeklindeki eylemlerinin örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir şekilde çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk içermemesi nedeniyle eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğu" şeklindeki gerekçesine tarafımızca iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/46087 soruşturma nolu dosyası ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarih, 2020/3 esas, 2021/127 karar sayılı ilamıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği, bahse konu kararın sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarih, 2021/1011 esas, 2022/668 karar sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın dairemize geldiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katılmaya devam ederek 2015 Haziran ayına kadar örgüt lideri ...'in kitaplarının okunduğu, vaazlarının dinlendiği, örgüt üyesinin talimatlar aldığı, örgüt için önemli olan konularda topladığı bilgileri üstlerine aktardığı örgütsel gizliliğe riayet edilerek sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan, adına kayıtlı GSM hattında ByLock tespit edilen ve tanık beyanlarına göre örgütün zabıt katiplerine yönelik düzenlediği örgütsel toplantılarda telefonlarına program yüklenen ve örgütü maddi olarak desteklemek adına bu toplantılarda himmet verdiği anlaşılan sanığın eylemlerinin Yargıtay 16. Ceza Dairesi (Kapatılan) ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından bahse konu kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun "eksik inceleme" olduğuna yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.