Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36388 E. 2026/5796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36388
- Karar No
- 2026/5796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1703 E., 2018/1846 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verildikten sonra, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2016/30 Esas, 2018/214 Karar sayılı kararı ile sanığın, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a. maddesi uyarınca beraatına karar verilmiştir.
B. İstinaf Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2018/1703 Esas, 2018/1846 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararı kaldırılarak, sanığın tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-h, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; sanığın suç kastının bulunmadığına, olayın özel hukuk uyuşmazlığı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, sanığın mahkûmiyetine karar veren Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.