Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/22113 E. 2026/8897 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/22113
Karar No
2026/8897
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/181 E., 2022/697 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/14 E., 2020/257 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3. maddesinin (d) bendi ve Anayasa'nın 36. maddesi ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması gerektiği gözetilmeden; tanık ... T. ve ... Ş.'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/207240 soruşturma numaralı dosyasında şüpheli sıfatıyla dinlenen ve sanık hakkında beyanda bulunan ... isimli şahıs ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/116808 soruşturma numaralı dosyasında şüpheli sıfatıyla dinlenen ve sanık hakkında beyanda bulunan ... T. isimli şahsın tanık olarak dinlenilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Tanıklar ... E. ile ... T.'nin beyanlarında belirttikleri ... A.'nın tanık olarak dinlenilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasını teminen, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, sabit/ankesörlü hat inceleme raporununda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen şahıslarla birlikte usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek sanık ile konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesinin yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/22113, K. 2026/8897, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-22113-e-2026-8897-k-3dc9e2363f04