Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/10707 E. 2026/7588 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10707
- Karar No
- 2026/7588
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/29 E., 2021/1442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/240 E., 2019/755 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ve resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ayrı ayrı beraat ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf istemlerinin ret ve esastan esastan reddi Bakanlığı vekili, ... vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
a- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ... vekili ile ... ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık hakkında ilk derece mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik ... vekili ile ... ... vekilinin istinaf istemleri üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafından anılan Kurumlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçların niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle reddine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi (son cümle) uyarınca itiraz kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, kamu davası dosyasının, işbu istem yönünden tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, b- Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden ... ... vekilinin, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden davaya katılma hakkı bulunmayan ... ...'nün, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise ...'nın davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi gereği temyize hak ve yetki vermeyeceği dikkate alındığında anılan Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca anılan Bakanlıklar vekillerinin temyiz taleplerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, c- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden katılan ... vekilinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelemesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; ... vekilinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemlerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, d- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık müdafiinin temyiz talebinin incelemesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.