Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6561 E. 2024/12277 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6561
Karar No
2024/12277
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2578 E., 2020/10 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2017/328 Esas, 2018/326 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nu 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesii, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2018/2578 Esas, 2020/10 sayılı kararı ile, duruşma açarak yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Tanık beyanlarında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı olduğu veya üye olduğuna ilişkin herhangi bir beyanları söz konu olmadığına salt somut olayla bağlantısı olmayan başka bir olayı anlattıklarına, 2.ByLock delilinin mahiyeti ve elde ediliş biçimi nedeniyle hukuka uygun elde edilmediğine, 3. İçerisinde birçok çelişkiler barındıran ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına ilişkin gerekli bilirkişi raporu aldırılmadan yazılı şekilde eksik hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, 4.Veri inceleme raporunun öncelikle hukuksuz bir delil olup buna bağlı olarakta ilgili raporun da hukuka aykırı bir delil olduğuna, 5.Takdiren ve teşdiden uygulama gerekçesi olarak suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı kullanılmasının hakkaniyete uygun olmayıp hukuka aykırı bir karar olduğuna 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yeniden mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından dosyada ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip ifade ve teşhis tutanakları CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulup, gerektiğinde ve mümkün olduğu takdirde ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanları alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen veri inceleme raporunda emekli olmadan önce İl Emniyet müdür yardımcısı olan sanık hakkında “FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri" ifade eden “A5” kodu ile kodlandığının belirtilmesi karşısında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlerde örgütsel nitelikteki eylem ve faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından yeniden ilgili makamlara yazı yazılarak gizli tanık ...’dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde son dönemde yapılan çalışmalar neticesinde sanık hakkında güncel liste bilgilerinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak varsa dosya içerisine getirtilmesi ile şayet var ise raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil olarak kayıtlı olan şahısların açık kimliklerinin tespiti ile bu kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra yakalanmış iseler ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Dosya kapsamına göre mahkumiyet hükmüne esas alınan Emniyette müşteki olarak dinlenen ... ve ...'ın beyanlarının suçun sübutu açısından ehemmiyet arz eder nitelikte olması karşısında, duruşmaya getirtilerek yahut 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca SEGBİS ile hazır edilerek beyanlarının tespit edilmesi, sanık ve müdafine soru sorma hakkı tanındıktan ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişki giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi ve bu delilin hükme esas alınıp alınmayacağının tartışılması gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ve 181 inci maddesinin birinci fıkrasındaki emredici hükümlere riayet edilmeyerek, kovuşturma aşamasında tanıkların beyanlarının hiçbir şekilde alınmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.01.2020 tarihli ve 2018/2578 Esas, 2020/10 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6561, K. 2024/12277, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-6561-e-2024-12277-k-698d13f6a7ff