Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4884 E. 2024/10893 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4884
Karar No
2024/10893
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2018 tarihli ve 2017/129 Esas, 2018/62 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2018/980 Esas ve 2019/751 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Usule, kanuna ve Yargıtay kararlarına aykırı karar verildiğine, 2. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 3. Sanığın ByLock kullanmadığına, 4. Yalnızca ... kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine,ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, bu itibarla sanığın örgütsel amaçla ByLock kullandığının tespit edilemediğine, 5. ByLock konusunda uzman olmayan kişilerce tespit yapıldığına, 6. Sanığın ... hesabına yatan bedelin kamulaştırma bedeli olduğuna, sanığın 2015 yılının mayıs ayından sonra da hesabındaki parayı çekmediğine, bu itibarla hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 7. Tanık beyanının gerçeği yansıtmadığına, gerçeği yansıtsa dahi sanığa atfedilen eylem tarihleri itibarıyla eylemlerin suç teşkil etmediğine, 8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 9. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile bağlı olup olmadığının tespiti bakımından, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden talep edilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya-Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 15.04.2019 tarihli yazısının ekinde- gelen ... A. isimli şahsın beyan ve teşhisinin, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, sanığın örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından ve gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki süreçte örgütle olan iltisakının kuşkuya yer vermeyecek şekilde somutlaştırılması bakımından ... P. isimli şahsın beyanının önem arz etmesi karşısında, öncelikle var ise ... P. hakkında yürütülen kovuşturma dosyasında ... P.'ye ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının celp edilmesi ve söz konusu tutanakta sanık ile ilgili herhangi bir bilginin mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, beyan sahiplerinin ifadelerinin duruşmada okunması ile yetinilmemesi gerektiği de gözetilerek, ... P.'nin, ... A.'nın ve var ise beyanda bulunan tüm diğer şahısların bizzat huzurda veya ... marifetiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Kabule ve uygulamaya göre de, Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2018/980 Esas, 2019/751 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/4884, K. 2024/10893, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-4884-e-2024-10893-k-800f2365138e