Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4698 E. 2024/11185 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4698
- Karar No
- 2024/11185
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4368 E., 2019/726 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2018 tarihli ve 2017/593 Esas, 2018/278 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/4368 Esas, 2019/726 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde; 1998-2015 yılları arasında örgüte müzahir dershanelerde öğretmenlik ve müdürlük yapan, ByLock tespit değerlendirme tutanağı içeriğinden de anlaşılacağı üzere dershanelerin kapatılması üzerine, örgüt içinde irtibatlı olduğu kişilerle yaptığı görüşmeler sonucunda Rehberlik Danışmanlık Merkezi açan, yargılama aşamasında ByLock iletişim sistemini örgütsel amaçla kullanmadığını beyan ederek, örgüt içinde firari 2 kişiyi teşhis eden, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen, dosyada yer alan araştırma raporuna göre örgüt içinde konumuna uygun şekilde bilgi vermeyen ve etkin pişmanlık hükümlerinin neden uygulanmadığı gerekçeli kararda tartışılan ve temyiz dilekçesinde etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunacağına veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair itirazı da bulunmayan sanık hakında tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir. İlk derece mahkemesi sanığın mahkumiyetine dair kabul edilen eylemlerinde; sanığın eşinin örgüte müzahir kolejde çalışması ve Bank Asyada hesabının bulunması müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmediği anlaşıldığından tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Hükümden sonra dosyaya giren delillerin müsnet suç yönünden sonuca etkili olmaması nedeniyle, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, ancak Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63 üncü maddesi gereğince mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/4368 Esas, 2019/726 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün altıncı fıkrasından sonrasına eklenmek üzere “ Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63.maddesi gereğince mahsubuna" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.