Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4357 E. 2024/9557 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4357
- Karar No
- 2024/9557
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2019 tarih ve 2018/266 Esas 2019/596 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 16.01.2020 Tarih ve 2019/367 Esas, 2020/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18/01/2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Sanığın maddi imkansızlıkları sebebiyle örgüte ait yurtta kaldığına, 2.Bylock kullanıcısı olmadığına, 3.Tanık beyanlarının haksız olduğuna, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü " Her ne kadar sanık aşamalarda suçu inkara yönelik savunmalarda bulunmuş ise de; sanığın kendisine ait olan ... İMEİ numaralı telefona takılı 0539 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ile uygulamaya, BTİK'dan alınan cevabi yazısından da anlaşıldığı üzere Litvanya'da bulunan server bilgisayarına 05.01.2016 tarihinden 16.01.2016 tarihine kadar 97 kez ByLock sistemine giriş yaptığının tespit edilmesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'dan alınan cevabi yazıya ekli CD içerisinde bulunan HTS kayıtları incelendiğinde sanığın yukarıda imei bilgileri verilen telefonla 0539 (...) (..) (..) numaralı GSM hattından hem Bylock programının bulunduğu server bilgisayarına bağlantısına ilişkin olarak hem de telefon görüşmelerine ve data kullanımına ilişkin olarak baz istasyon kaydı vermesi, tanık ...'ün aşamalarda ''sanığı ... Üniversitesinde okurken 2014-2016 yılları arasında cemaat evinden kaldı dönemden bildiği, adını ... olarak bildiği, ismini daha sonra teşhiste ... olarak öğrendiği, sanığın evde kalmadığı ve BTM olarak birden fazla ev ile ilgilendiği'' yönündeki değişmeyen istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunması karşısında sanığın 17-25 Aralık sürecinden sonra da örgüte bağlılığını sürdürüp birden fazla evin sorunları ile ilgilenen Bölge Talebe Mesulü (BTM) görevini üstlendiği ve gizliliği sağlamak adına ... kod adını kullandığı ve sanığın örgüt içerisindeki görevi, tecrübesi ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen bu örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, sanığın da buna rağmen irtibat içerisinde kaldığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle örgütsel amaç ve eylem birliği içinde hareket ettiği anlaşılmış ve bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın örgüt içerisindeki Bölge Talebe Mesulü-BTM (birden fazla ev ile ilgilenir) konum ve faaliyetleri gözetilerek temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın dahil olduğu örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, zira 15 Temmuz darbe girişiminde açıkça bu hususun alenileştiği, ancak daha önce de örgütün kendisine ait unsurları silah kullanma konusunda yönlendirdiğinin bilinen bir gerçek olduğu, kamuoyunda bilindiği üzere MİT tırlarının durdurulması olayında örgütün silahlı güçlerini kullandığı, bu yapının içerisinde yer alan sanığın yapılan toplantılarda sıkça dile getirildiği üzere örgütün sahip olduğu asker ve polis gücünü bildiği, bu gücün gerektiğinde silah kullanabileceğini de öngördüğü, özellikle MİT tırlarının durdurulması olayından sonra bu hususun yani örgütün silah kullanma konusundaki tavrının iyice açığa çıktığı, sanığın buna rağmen bu örgütün içerisinde yer aldığı, dolayısıyla dahil olduğu örgütün silahlı terör örgütü olduğunun ve eyleminin 3713 sayılı kanunun 3.maddesi uyarınca terör suçu olduğunun anlaşılması nedeniyle aynı kanunun 5/1 maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranda arttırım yapılmasına, verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sonuç cezanın süresi gözetildiğinde şartları oluşmadığından CMK'nın 231, TCK'nın 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi bağlamında örgütteki konumu kaldığı süre, faaliyetlerinin yoğunluk ve çeşitliliği göz önünde bulundurularak, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilip, TCK'nın 61/3 üncü maddesine muhalefet edilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 16.01.2020 Tarih ve 2019/367 Esas, 2020/82 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.