Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4356 E. 2024/9556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4356
- Karar No
- 2024/9556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.11.2019 Tarih, 2019/37 Esas 2019/490 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 05.03.2020 Tarih, 2019/533 Esas. 2020/308 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanığın üye olduğu dernek, sendika ve vakıfların hukuka uygun olarak kurulup faaliyetlerine devam ettiğine, 2.Tanık ...'ın beyanlarının somutlaştırılamadığına, 3.Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm dosya kapsamı yukarıda belirtilen bilgiler ile birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uzun yıllar FETÖ/PDY terör örgütüne ait ve terör örgütü tarafından işletilmekte olan eğitim kurumlarında çalıştığı, bu suretle de geçmişten günümüze gelen uzun ve istikrarlı bir şekilde örgütle arasında bağ oluşturduğu, sanığın 667 sayılı KHK ile kapatılan birden fazla dernekte yönetim kurulu başkan yardımcısı, kurucu üyesi, denetim kurulu üyesi olarak görev aldığı, yine sanık hakkında beyanda bulunan ...'in alınan beyanında sanığın örgüt hiyerarşi içerisinde bölge talebe mesullüğü görevinde bulunduğunu beyan ettiği, dolayısıyla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile organik bağının bulunduğu, bu bağlamda toplanan deliller ve yukarıda değinilen gerekçelere göre sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi ile 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü ve 5/1 inci maddelerinin uygulanma yeri bulunduğu anlaşılmış ve sanığın cezalandırılması cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Silahlı terör örgütü üyeliği temadi eden suçlardan bulunduğundan, iddianame tarihi olan 04.02.2019 gününün suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığına 21.01.2019 şeklinde yazılmasının mahallinde düzeltilmesi dışında başkaca bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.01.2019" yerine “04.02.2019” olarak gösterilmesi, 2-Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, ByLock programı kullanıcısı olduğu yönünde tespit bulunmayan, kod adı kullanmayan, örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra herhangi bir örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen sanığın, önceki faaliyetlerinin de örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 05.03.2020 Tarih, 2019/533 Esas, 2020/308 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.