Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4272 E. 2024/9730 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4272
- Karar No
- 2024/9730
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2017/404 esas, 2019/220 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/1653 esas, 2020/520 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1.Dosyada sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirecek deliller bulunmadığına, 2. Usulüne aykırı ve içeriği ve ID'si tespit edilemeyen ve nereden temin edildiği belirsiz bylock raporunun aleyhe delil sayılamayacağına, 3.Sanık hakkında bylock ve bir tanık beyanı dışında başka herhangi bir iddia bulunmadığına, 4.Tanığın beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için sanıkla yüzleştirme işlemi yapılmadan beyanına dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, 5.Tanığın anlatımlarının doğru olup olmadığının tespiti bakımından, beyanlarında geçen kişilerin duruşmada dinlenilmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğine, 6.Kararın gerekçeden yoksun olduğuna, 7.Sanığın telefonunda “eagle” kalıntısının çıkmasının nedeninin, telefonun ikinci el olmasından kaynaklı olduğuna, bu husustaki tevsi-i tahkikat taleplerinin de haksız olarak reddedildiğine, 8.Gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ve takdiri indirimin eksik olarak uygulandığına, 9. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, 10. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 11. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip, tespit ve değerlendirme tutanağının bulunması halinde ekleyen ve eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerin tespiti ile iş bu şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, beyanları talimatla alınan ve sanığın örgüte ait evde kalıp kod adı kullandığı, örgüte eleman temin etme işleri ile görevlendirildiği, Bylock, eagle ve Kakao programlarını örgütsel amaçla kullandığını ifade eden tanıklar T.A.'nın, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince ... kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenilmesi, ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması suretiyle sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/1653 esas, 2020/520 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.