Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/40445 E. 2025/4628 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/40445
- Karar No
- 2025/4628
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1121 E., 2021/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/125 E., 2020/299 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas - 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir asker şahsın; gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağından, bu delilin teyidi ve maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması açısından; Sanığın mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör/sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak arandığını gösteren HTS Analiz ve Araştırma raporu, HTS inceleme tutanağı ve HTS kayıtları üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporu düzenlettirilerek, sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilip tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, ayrıca UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra tüm bu delillerin 5271 sayılı CMKnın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun “sanık ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün “eksik araştırmadan” dolayı bozulması yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın somut olayda dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hizmetler sınıfında askeri personel olarak yarbay rütbesinde görev yaparken ihraç olan, dosya içerisine gönderilen hts kayıtları inceleme ve analiz raporuna göre kendi kullanımında olan GSM hatlı telefonundan görev yaptığı yerlerde ankesör/sabit hatlardan periyodik/ardışık olarak arandığı, bu kapsamda askeri mahrem yapıda kullanılan örgütsel iletişim ağına dahil olduğu, ardışık olarak aranan askeri personelin tanık sıfıtıyla verdikleri ifadelerle de, tevilli olarak bu hususu doğruladığı anlaşılmakla; sanık ...’ın; üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun eksik araştırmadan kaynaklı “bozma” düşüncesine iştirak edilmemiştir.