Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/371 E. 2024/6795 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/371
Karar No
2024/6795
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2560E., 2019/455K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : Mahkumiyet, müsadere TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın nevi ve miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.05.2018 tarihli, 2018/115 Esas ve 2018/507 sayılı kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet ve 55 inci madde uyarınca müsadere kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19.06.2019 tarihli, 2018/2560 Esas ve 2019/455 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin 4 üncü maddesinin ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 221 inci maddesinin 5 inci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet ve 55 inci madde uyarınca müsadere kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle: 1-Delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 3-Müsadere kararının hukuka aykırı olduğuna, 4-TCK'nın 61 inci madde ve 221/4 üncü maddelerinin sanık lehine azami miktarda uygulanmasına, 5-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet ve müsadere kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun ve etkin pişmanlık uygulanması gerektiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet ve müsadere kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre yapılan incelemede; 1-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, sanığın sosyo külterel durumu ve örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla sanık müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının esastan reddine ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 08.06.2020 tarih, 2019/12181 E. 2020/2904 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve 48 örgüt mensubu ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, ... ve hakkaniyete uygun adil oranda bir indirim yapılması gerekirken yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. 2-Sanığın paraların kendisine ait olduğuna ve kaynağına dair savunmaları da göz önüne alındığında, yakalandığı sırada sanığın ikametinde ele geçirilen paraların örgütsel suçta kullanıldığına dair yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19.06.2019 tarihli, 2018/2560 Esas ve 2019/455 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/371, K. 2024/6795, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-371-e-2024-6795-k-42d4c72e6ee8