Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3210 E. 2024/11675 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3210
Karar No
2024/11675
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/10 E., 2019/31 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde oldukları, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2018/451 Esas, 2019/434 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.11.2019 tarihli ve 2019/10 Esas, 2019/31 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Sanığın tüm duruşmalarda SEGBİS sistemi ile savunmasının alınması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, 2- ByLock programına ilişkin verilerin hukuka aykırı elde edildiğine ve hükme esas alınamayacağına, 3- ByLock programına ilişkin verilerin ... kayıtları ile eşleştirilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, 4- Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 5- Bankasya hesap hareketlerinin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, 6- Etkin pişmanlık tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğine, 7- Mahkumiyetini gerektirir delil bulunmadığına, 8- Suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiğine, 9- Sanığın suç kastının bulunmadığına, 10- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (sanık lehine) temyiz sebepleri özetle; CMK'nın 196/4 maddesinde öngörülen zorunluluk nedenlerinin neler olduğu belirtilmeksizin yargılamanın hiç bir aşamasında sanığın mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS sistemi ile savunmasının alınıp son sözü sorulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla savunma alınmasına sanık ve müdafiinin yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz etmeyerek zımnen kabul etmiş olması, incelenen dosya kapsamına göre de bu yöntemle savunma alınmasının silahların eşitliği ve yargılama ilkesi çerçevesinde savunmada zaafiyet yaratmadığının anlaşılması karşısında; bu yöndeki sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya sanığın Van ilinde öğretmen olduğu dönemde polis memurlarından sorumlu olduğuna ilişkin Abdulsamet D. nin ifade ve teşhis tutanaklarının gönderilmiş, ayrıca sanığın dosya kapsamına yansıyan örgütsel konumu ve faaliyetlerine göre, tayin olunan temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmış ise de; bu hususlar sanık hakkında cezanın bireyselleştirilmesine yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında yukarıda belirtilen eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezaların 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiği ile suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan "22.08.2018'' olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.11.2019 tarihli ve 2019/10 Esas, 2019/31 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesi karar başlıklarında suç tarihi olarak gösterilen ''20.07.2016'' ibaresinin çıkarılarak yerlerine ''22.08.2018'' ibaresinin yazılması ile ilk derece mahkemesi hükmünün 1 inci maddesinin (b) fıkrasından ''5 inci maddesi'' ibaresin çıkarılarak yerine ''5 inci maddesinin birinci fıkrası'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/3210, K. 2024/11675, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-3210-e-2024-11675-k-9bab9b83bbe8