Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/31885 E. 2025/2733 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/31885
- Karar No
- 2025/2733
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/728 E., 2021/310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/187 E., 2020/178 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan “11.05.2018” yerine Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında “14.12.2018” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. A.Yargılama aşamasında beyanları alınan tanıklar hakkında araştırma yapılarak silahlı terör örgütü ile alakalı açılmış soruşturma veya kovuşturma dosyaları bulunması halinde bu dosyaların getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunan ve diyecekleri sorulduktan ve tanıklar hakkında başkaca yardımda bulundukları şahıslar var ise bu şahıslar tespit edilip beyanları alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B. 1.Sanığın görev yaptığı diğer şehirlerde ardışık aramalarının olup olmadığı araştırılarak sabit hat ve ankesörlü telefon kullandığına ilişkin analiz raporunun istenmesi, 2.Sanığın banka, üniversite, tapu, elektrik ve su idaresi gibi kurum ve kuruluşlara vermiş olduğu ve kullanımında olan başka hatlar olup olmadığı varsa bu hatlara ilişkin ByLock kaydı, sabit, ardışık, tekil ve ankesörlü hatlardan aramalarının da bulunup bulunmadığı da araştırılıp getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulması, C. Kabul ve uygulamaya göre; 1.Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2.Suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan “11.05.2018” yerine İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında “14.12.2018” olarak yazılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.