Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/27972 E. 2025/27936 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/27972
- Karar No
- 2025/27936
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/129 E., 2021/113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2020/143 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek; Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2017/239 esas, 2017/107 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/1805 esas, 2017/1858 sayılı kararı ile sanık yönünden bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 22.10.2020 tarihli kararı ile; sanığın atılı suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2021/129 esas, 2021/113 sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönlerden incelenmeksizin hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.