Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/26908 E. 2024/10674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/26908
Karar No
2024/10674
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli, 2018/301 Esas ve 2019/512 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221/4 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli, 2020/278 Esas ve 2021/287 sayılı Kararı ile kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.05.2022 tarihli düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 2-Hata hükümleri uygulanması gerektiğine, 3-Ceza hesabının yanlış yapıldığına, 4-Etkin pişmanlık indiriminin yetersiz olduğuna, 5-Temel cezada teşdidin gerekçesinin yetersiz olduğuna, 6-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmaktadır. Ancak; 1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 inci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 inci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve bir kısım örgüt mensubu ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2 inci cümle maddesi gereğince ... ve hakkaniyete uygun adil oranda bir indirim yapılması gerekirken, yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 61/4 maddesi gereğince bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda temel cezada önce artırma sonra indirme yapılacağı cihetle, mahkemece belirlenen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince artırılmasından sonra, daha az cezayı gerektiren hallerden olan etkin pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 221/4-son cümle maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, 3- Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı kanunun 5. maddesi şeklinde gösterilmesi, Kanuna aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli, 2020/278 Esas ve 2021/287 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/26908, K. 2024/10674, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-26908-e-2024-10674-k-a4ba60a4071d