Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24797 E. 2025/18099 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/24797
- Karar No
- 2025/18099
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1479 E., 2021/185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2019/369 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından,hükümden sonra dosyaya deliller kapsamında; -UYAP sistemi üzerinden 26.04.2021 tarihinde, 18.10.2021 tarihinde ve 31.05.2022 tarihinde farklı yazı eklerinde gelen- yeni ardışık arama kayıtlarına dair raporların, tahkikat evraklarının, ifade tutanaklarının ve sair tutanakların, -fiziki olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 09.04.2023 tarihli yazısının ekinde gelen- ankesör/büfe numaralarının analiz çalışmasına dair tabloların, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, özellikle hükümden sonra dosyaya gelen işbu deliller kapsamında sanık ile ilgili yeni ardışık arama kayıtlarının bulunduğunun değerlendirilmiş olması karşısında, sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak arandığı iddiasına dair güncel ankesör/büfe sorgu raporu celp edildikten sonra söz konusu raporun, yargılama aşamasında mevcut olan HTS analiz tutanaklarının, bilirkişi raporunun ve sanığın HTS kayıtlarının üzerinde kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve tespit edilecek olan tüm şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlenip, bir kısım evrakların celp edilmesi ile yetinilmeyerek söz konusu şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların da tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.