Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23174 E. 2023/417 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/23174
Karar No
2023/417
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

BOZMA ÜZERİNE TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/320 E., 2022/36 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2018 tarihli ve 2017/6 Esas, 2018/161 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/2514 Esas, 2019/114 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/581 Esas, 2021/8766 sayılı kararı ile, "....ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporları ile Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının 19.10.2017 tarihli veri inceleme raporuna dayanak delilin elde edilişi ve CMK'nın 134 üncü maddesine göre alınan hakimlik kararı ile gizli tanık Garson'un daha önce hakim önünde alınmış ifadelerini içeren veri inceleme analiz raporlarının soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu kişiler ile istinaf aşamasında sanık hakkında beyanlar içerir ifade ve teşhis tutanağı dosya içerisine gelen Y.Ö. 'nün tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, kabul ve uygulamaya göre de; sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi", nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 02.02.2022 tarihli ve 2021/320 Esas, 2022/36 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın sarfına neden olduğu bozma öncesi yapılan 127,30 TL, dosyanın Yargıtaya gidiş dönüş ücreti 108,80 TL ile bozma sonrası yapılan 1 adet bilirkişi ücreti 500,00 TL, 1 adet tanıklık ücreti 50,00 TL, 1 adet posta gideri 13,50 TL ve 1 adet tebligat ücreti 5,50 TL'den oluşan toplam 805,10 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.06.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, kararının eksik inceleme sonucu alındığına, dolayısıyla usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. Sanığın temyiz istemi özetle, bozma sebebinin aynen devam ettiğine, lehe bilirkişi raporunun aleyhe olduğunun kabul edilmiş olduğuna, CMK'nın 289/1-g maddesi gereğince kesin hukuka aykırılık hali bulunduğuna, kendisiyle ilgili olmayan olayların mahkumiyet gerekçesi yapıldığına, iddianamede bulunmayan duruşmada tartışılmayan dosyadaki hiçbir evraka dayanmayan cezalandırma gerekçelerinin yazılmış olduğuna, kollukça gönderilen istihbarat raporunun delil olarak kabul edildiğine, takipsizlik kararlarına konu olmuş olayların hiçbir araştırma yapılmadan cezalandırma gerekçesi olarak yazıldığına, savunmaların gözardı edildiğine, delillere değil varsayımlarla hüküm kurulduğuna, lehe rapora rağmen bilirkişi ücretinin kendisine yüklendiğine, TCK'nın 61 inci maddesi hükmünün gerekçesiz ve haksız uygulanmış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 10.02.2017 tarihli araştırma tutanağı ile; sanığın adına kayıtlı olan ve kendisinin kullandığı beyan ettiği 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattı ve ....(..) - ....(..) nolu IMEI telefon cihazlarıyla ilk tespit tarihi 05.09.2014 olmak üzere ByLock programını kullandığının tespit edildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 21.09.2017 tarihli yazı ekinde gönderilen hedef IP ile baz İstasyonları ve girişler incelendiğinde 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattı ve ...(..) IMEI nolu telefon ile ... - ... hedef IP'lerinin kullanıldığı ve 2 farklı IP'ye 3023 kez giriş olduğunun, tespit edilebilen ilk girişin 05.09.2014 tarih ve 22.35.10 saat sularında olduğunun tespit edildiği, sinyal alınan baz istasyonlarının Kutlubey Mah. İstasyon cad. Türk Telekom Binası/Isparta adreslerinin olduğu ve tespit edilebilen ilk giriş 05.09.2014 olduğu görüldüğü, CGNAT ve HTS kayıtları üzerinde alanında uzman bağımsız bilişim uzmanı Avni ...'in 19.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda CGNAT kayıtları ve sanığın adına kayıtlı ByLock tespit edien 0505 (...) (..) (..) numaralı ve ...(..) ve ...(..) İMEİ numaralı telefon cihazları ile 05.09.2014-15.11.2014 tarihleri arasında 3023 kez bağlantı kurulduğu, ByLock erişiminde kullanılan baz istasyonları ile HTS internet bağlantılarındaki baz istasyonlarının uyumlu olduğu, Sanık savunmalarında bahse konu telefonu 2003 yılından beri kullandığını kabul etmesine rağmen ByLock'u yüklemediğini ve kullanmadığını beyan ettiği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile ByLock mesaj içeriklerinin serverdan elde edilen verilerden kurtarılamaması sebebiyle dosyaya gelmediği, araştırma tutanağı, IP tutanaği ve bilişim uzmanından alınan bilirkişi raporu ile sanığın telefonuna ByLock yüklediği ve kullandığının sabit olduğu kanaatine varıldığı, Sanık ByLock kullanmadığı iddia etse de ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının bir kısmının örgütün gizli haberleşme ağı ByLock survıvorun tümünün kurtarılamaması sebebiyle ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile mesaj içeriklerine ulaşılamadığı, sanığın kullandığı sabit olan ByLock mesaj içeriklerinin dosyaya getirtilemediği ve sanığın adının 11480 kişilik ByLock kaydı bulunan ama kamuoyunda Morbeyin olarak adlandırılan ByLock listesinde olmadığı görüldüğü, sanığın 3023 kere iki hedef IP'den ByLock giriş sağladığının görüldüğü, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici ve üyelerinin gizliliğe önem verdikleri, zaten örgütünün amacının yukarıda izah edildiği gibi gizliliğe önem verilerek devlet kademelerine sızmak ve tüm devlet organlarını ele geçirmek olduğu, bu yönde 2014 yılının başından 2016 yılının başına kadar da örgüt elebaşısının talimatı gereği gizliliğe riayet etme bakımından aralarında normal GSM hatlarıyla konuşma ve mesajlaşma suretiyle haberleşme yolunu örgütsel eylemlerde kullanmadıkları, örgüt elebaşısının talimatı gereği ByLock (Eagle, Kakao, Viber vs) adlı program aracılığıyla aralarında haberleştikleri, örgüt yönetici veya diğer üyelerince verilen talimatların ByLock programı üzerinden alındığı ve verildiği, hatta açık haber kaynaklarına da yansıdığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısının da örgüt yöneticisi ve üyelerine haberleşmelerin ByLock vs programları üzerinden yapılmasına, aksi hareket edenlerin örgüte ihanet etmiş sayılacaklarını bildirdiği, örgütün ByLock ile haberleşmesinin istendiğinin gelen birtakım ByLock mesaj içerikleri ile de sabit olduğu, sanığın da hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt elebaşının bu talimatı doğrultusunda ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, bu hususun ByLock araştırma raporuyla ile tespit edildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere ByLock uygulamasının örgütün haberleşme ağı olduğu, gizli ve önemli görüşmelerinin bu uygulama üzerinden yapılmasının istenmesinin, uygulamada örgüt üyeleri dışında kimsenin bulunmadığını ve üye olamadığını bilmelerinden kaynaklandığı, kendileri dışında kimsenin mail ve mesaj içeriklerine erişemeyecek olması örgüt üyelerinin bu platformda rahatça illegal faaliyetlerini paylaşmalarına ve fikir alışverişinde bulunmalarının önünü açtığının belirtilmesi, yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19.09.2017 tarih 2017/1798 Esas ve 2017/5219 sayılı kararında da vurguladı üzere ByLock isimli programın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tepiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının sabit olması karşısında sanığın da hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt elebaşının bu talimatı doğrultusunda izah edildiği üzere ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığının anlaşıldığı, Sanığın adına kayıtlı olan 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattının 01.01.2014 - 07.04.207 tarihleri arasında sorgulaması üzerine için alınan HTS raporları incelendiğinde 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden 266 FETÖ/PDY sanık ve şüphelileri ile irtibatının bulunduğu, ilgili HTS raporunda görüştüğü kişiler arasında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı kurum okul ve şirketlerde çalışanlar olduğu gibi örgüt üyeliği yargılanan bir çok kişi olduğunun tespit edildiği, görüştükleri arasında KHK ile kapatılan örgüte müzahir olan ... Özel Eğitim Bilg. Yay. Gıda San. Tic. A.Ş., Sarilar İnş. A.Ş., ... Özel Dershane Okul Eğitim gibi kurumlar ve işyerlerinde çalışanlar olduğu gibi, sanığın mesleği ile ilgisi olmayan başka meslek gruplarında olan kişilerin de bulunduğu, bunun dışında Mahkememizde yargılanan (Mahkememizin 2018/110 Esas dosyası ile yargılaması süren) A. A., (Mahkememizin 2017/141 Esas dosyası ve 2018/169 Karar dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) ...R, (Mahkememizin 2017/7 Esas dosyası ve 2017/175 Karar dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) A.Ç., (Mahkememizin 2016/295 E. ve 2017/145 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) A. Z., (Mahkememizin 2017/48 E ve 2017/148 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) A. G., (Mahkememizin 2016/319 E. ve 2017/216 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) A. I., (Mahkememizin 2017/12 E. ve 2018/51 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) D. Ö., (Mahkememizin 2016/315 E. ve 2018/117 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) E. A., (Mahkememizin 2017/51 E. 2017/149 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) F. Y., (Mahkememizin 201/145 E. ve 2018/115 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) H. K., (Mahkememizin 2017/125 E. ve 2018/28 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) İ. G., (Mahkememizin 2016/116 E. ve 2017/106 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) İ.B.C., (Mahkememizin 2016/296 E. ve 2018/143 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) M.A.D., (Mahkememizin 2017/8 E. ve 2018/65 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) M.Ş.İ, (Mahkememizin 2016/317 E. ve 2018/197 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) M.Ş., (Mahkememizin 2017/144 E. ve 2018/45 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) M.D., (Mahkememizin 2017/133 E. ve 2017/135 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) O. C., (Mahkememizin 2017/10 E. ve 2018/64 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) P.B., (Mahkememizin 2016/298 E. ve 2018/1 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) R.A., (Mahkememizin 2016/293 E. ve 2017/114 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) S.K.D., (Mahkememizin 2017/130 E. ve 2018/160 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) Ü.U., (Mahkememizin 2016/322 E. ve 2018/8 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) A.E., (Mahkememizin 2016/196 E. ve 2018/222 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) B.H.Ö., (Mahkememizin 2017/87 E. ve 2017/160 K. dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan) H.H.U., (Mahkememizde 2018/234 E. dosya ile yargılaması devam eden) Z.A., ile görüştüğü tespit edilmiş olup; bu kadar örgütle iltisaklı şüpheli, sanık ile görüşmesi karşısında aralarında bir irtibat olduğu kanaatine varıldığı, iltisaklı kişilerle bu yoğunlukda yoğun görüşme trafiğinin olduğu ve bu kişilerin birçoğu hakkında örgüt mensubiyeti ile adli makamlarca işlem yapıldığının görüldüğü, farklı mesleklerde olduğu görüldüğünden; sanığın çoğu meslektaş olduğu, rutin görüşmeler olduğu sanığın örgüt üyeleri ile teması olmadığına dair beyanına itibar edilmediği, Sanığın darbe gecesi görevi başında olduğu nöbetçi müdür olmasına rağmen pasif bir şekilde beklediği, İl Emniyet Müdürlüğünün 'Polis merkezleri dahil olmak üzere tüm birim amirleri görev başında telsiz ve telefona her an cevap verecek şekilde hazır bulunsunlar' talimatına rağmen darbe teşebbüs gecesi olan 15.07.2016 Emniyet Müdürlüğünün 01.08.2016 tarih ve 45599763.56586.63044 sayılı yazısı ile FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarıca kullanılan Tango isimli program üzerinde darbe girişiminin olduğu gece (15 Temmuz 2016 günü saat 22.39- 22.40 22.44-22.45) örgütün emniyet teşkilatı yapılanmasına iletilen mesajlarda 'Değerli Abiler, şuan askerler yönetime müdahaleye başladı. Herkes işini gücünü bıraksın, bulunduğu yerde arkadaşlarını yönlendirsin ve askerlerin müdahalesine yardımcı olmalarını temin etsin. Direnmesinler, direnen emniyet güçlerine engel olsunlar....' tarzında mesajlar gönderilmiş olup; sanığın örgütten gelen "emniyetten gelen talimatlara uyulmaması ve darbe teşebbüsünde bulunan askerlere engel olunmaması, direnç gösterilmemesi gibi" gelen istihbarati bilgi elde edilen talimatlara, darbe gecesinde odasında oturup beklemesi, darbe gecesinin ertesinde örgüt üyeliğinden yargılanıp aleyhine hüküm kurulan sanıkla meslektaş olan ve 15 Temmuz darbe gecesi telsizi olmasına rağmen emir ve talimatlara uygun bir şekilde kullanmayarak görevi yerine getirmediği kanaatine varılan FETÖ/PDY örgütüne üyelikten dolayı Mahkememizin 2016/300 Esas ve 2018/144 Karar dosyası ile yargılanıp aleyhine hüküm kurulan Z.L. ile telefon görüşmesi yapması gibi olgular nazara alındığında örgütsel saik ile talimatlara uyduğu kanaatine varıldığı, 19.10.2017 tarihli Isparta Emniyet Müdürlüğünden alınan Veri İnceleme Raporunda örgüt elemanlarından ele geçirilen dökümanlar üzerinde yapılan dijital veri araştırmasında Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği ve örgüt mensuplarının örgüte bağlılık derecesi, katıldığı örgütsel toplantı sayısı, örgüt evinde kalma durumu gibi örgüt perspektifi ile çeşitli sistematik kodlar verilerek liste olduğu, listede isimlerin karşısına belli harf ve sayı verildiği tespit edildiği, ele geçirilen bu listeye göre sanığın derecesinin A5 olduğu, ele geçirilen örgütsel şemaya göre A5'in FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade ettiği, Sanığın Bank ... hesabının bulunmadığının tespit edildiği, Digitürk kaydının olmadığı, sanığın 01.01.2014 tarihinden sonra Dicle Üniversitesi konukevinde birden fazla sefer konakladığı görüldü, yurt dışı giriş çıkış kaydının bulunmadığı, sanığın örgütün Bank ... ve Zaman Gazetesinin yöneticilerine yönelik yapılan operasyonları protesto etmek amacıyla Isparta ilinde düzenlenen gösterilere katıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, sanığa ait herhangi bir sosyal medya hesabında FETÖ/PDY ile ilgili herhangi bir paylaşıma rastlanılmadığı ama internetin yapısı gereği, sosyal paylaşım sayfaları üzerinde anlık silme, değiştirme hesabı gizleme verilerin değiştirilebileceği gibi özellikler bulunduğundan şahsa sosyal paylaşım hesabının olmayabileceği, kaldırılmış olabileceğinin değerlendirildiği, Digitürk üyeliğinin bulunmadığı, Isparta Emniyet Müdürlüğünün istihbari araştırma raporuna göre sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, sanığın çocuğunu KHK ile kapatılan Özel Isparta ... Temel Lisesine 2015-2016 eğitim ve öğretim döneminde gönderdiği, sanığın Isprta İl Emniiyet Müdürlüğünde Personel Şube Müdürü olarak görev yaptığı, örgüt üyeliğinden yargılamaları olan P. B., E. A., S. K. D., A. Z. M. B. gibi dönemin Emniyet Şube Müdürleri ile birlikte hareket ettiği, mesleğe başladığından beri TEM Şube Müdürlüğünde görev yaptığı gibi hususlar değerlendirildiğinde FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde faaliyet gösterdiği ve örgütle organik bağının bulunduğu yönünde değerlendirme yapıldığının bildirildiği, Isparta Emniyet Müdürlüğü 10.05.2017 tarihli yazısı ile 'sanık hakkında soruşturma ve ceza bilgileri notunda "Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. sınıf Emniyet Müdürü olarak görevli iken, 08.05.2014 tarihinde müfettiş eliyle yürütülen soruşturma sonucunda Diyarbakır Tem Şb.'de çalışan personelin almış olduğu taltif, ikramiye ve maaşlardan zorla para ve diğer toplama faaliyetlerinin yürütülmesinde sorumlu olduğundan dolayı hakkında idari soruşturma geçirdiği", İstanbul Emniyet Müdürlüğü 3. sınıf Emniyet Müdürü olarak görevli iken, suç kanıtlarını bozmak veya yok etmek (CMK'nın 15 inci maddesine göre adli dinlemelere ait ses dosyaları ve tapelerin dinleme sonlandırıldıktan sonra 10 ... içerisinde kanuni dinleme modülünden imha işleminin yapılmış olmasına rağmen ve soruşturma evrakı ile birlikte ilgili Cumhuriyet savcılığına teslim edilmesine rağmen TİBNET projesine atılan hedef şahsa ait ses dosyaları tapeler ve adres bilgilerinin kanunun belirlediği süre geçmesine silinmediği ve özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikte özel notların hukuka aykırı bir şekilde kişisel veri olarak kaydedilerek arşiv oluşturulduğu tarihde birimde görevli olduklarından dolayı idari soruşturma geçirdiği, 21.07.2016 tarihli Isparta Emniyet Müdürlüğünden gelen yazıda "sanığın 14.05.2017 tarihinde 'Resmi Bir Belgeyi Sahte olarak Düzenlemek, İftira ve Haberleşmenin Gizliliğini İhlal' suçları kapsamında tutuklu olan ve sonradan FETÖ/PDY şüphelisi ve örgüte üyelikten haklarında Mahkememizde yargılaması yapılarak aleyhlerine hüküm kurulan Emniyet Müdürlüğünde görevli P.B., M.Ş., E.A.'yı ile nüfuzlarını kullanarak görüştüğü, kendi cep telefonundan şüphelileri başka kişiler ile görüştürerek yürütülmekte olan soruşturmayı etkilemeye çalıştığı, sanığın görüştüğü kişilerle dönem arkadaşı olduğunu sadece geçmiş olsun için kısa bir görüşme yaptığını beyan etse de, FETÖ/PDY terör örgütünün Emniyet Müdürlüğü içerisine sızması Mahkeme kararlarına geçtiği üzere sanığın diğer örgüt üyeleri örgütsel dayanışma içerisinde olduğu kanaatine varıldığı, Yukarıda ayrıntılarıyla izah edilen gerekçe ve tartışılan delillere göre; sanık hakkında her ne kadar Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan dava açılmış ise de sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yetecek delil elde edilemediği, terör örgütü üyeliği suçundan ise, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanmasında yer aldığı, örgüt tarafından A5 şeklinde kodlandığı, buna göre, FETÖ mensubiyeti olduğu, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan olarak örgüt içerisinde yer aldığı, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından gerçekleştirilen başarısız darbe gecesinde nöbetçi müdür olmasına ve o gece sabaha kadar olağanüstü bir gecenin yaşanmasına rağmen sanığın o gece emir ve talimatlara uygun şekilde görevinin kendisine yüklediği hiçbir fiilinin olmaması, sanığın üyesi olduğu FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda örgütün gizli haberleşme programı ByLock'u telefon hattı ile telefon cihazına yükleyerek yoğun bir biçimde kullandığı, bilişim bilirkişi raporu ile ByLock kullandığının sabit olduğu, amacını benimsediği silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, HTS kayıtlarına göre çok sayıda örgüt şüphelisi ve sanığı ile irtibatlı olduğu, buna göre, sanığın amacını benimsediği örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan izah edilen suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu, gütmüş olduğu amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren ve teşdiden silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyeliği suçundan TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suçun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinde sayılan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın sosyal ilişkisi, fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınarak TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmamasına, sanığın örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur (TC Anayasa m. 40,138, 141, AİHS ek 7 nolu protokol, CMK 33 vd. 231/2, 232). IV. GEREKÇE Sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Dosya kapsamı ve tanık beyanları nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. c) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olan, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda, "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi" olarak belirtilen, tanık Y.Ö' nün beyanlarına göre örgütsel sohbetlere katılıp himmet toplayan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış olup, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında yapılan bozmanın lehe olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi dışında sanık ve müdafiiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün yargılama giderine ilişkin dokuzuncu fıkrasının bütünüyle çıkartılarak yerine "Sanık hakkında bozma sonrası yapılan yargılama gideri düştükten sonra bozma öncesi yapılan toplam 127,30 TL TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/23174, K. 2023/417, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-23174-e-2023-417-k-c3a3908487fe