Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20721 E. 2024/12220 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/20721
- Karar No
- 2024/12220
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2111 E. 2020/1132 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli, 2017/98 Esas, 2018/4 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli, 2018/2111 Esas, 2020/1132 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilmesinin olanaklı bulunduğu, yine kurulan hükümlerde sonuç cezanın eksik olarak belirlenmesinin aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılamadığı belirlenerek sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.04.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunmadığına, 2.Manevi unsur başta olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına, 3.ByLock isimli programın herkes tarafından kolaylıkla indirilebilecek bir program olduğuna,programın kullanımına ve bununla ilgili suç içeren eyleme ilişkin herhangi bir somut delil ortaya konulmadığına, ByLock verisinin hukuki delil olmadığına, 4.Dosyada sanığın mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kuşku sınırlarını aşan, hukuki anlamda kesin, vicdani kanaat oluşturabilecek, yasal ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, masumiyet karinesine üstünlük tanınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. B.Sanık ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.15 Temmuz tarihinden önce özellikle legal görünümüne aldanarak ve bir örgütsel yapı olduğunu düşünmeden dahil olan kişilerin, bilerek ve isteyerek suç işlemek maksadıyla kurulmuş bir silahlı terör örgütüne üyelik kapsamında yargılanmasının ve cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, 2.Sanığın herhangi bir örgüte bilerek ve isteyerek dahil olmadığına, fetö silahlı terör örgütüyle organik hiçbir bir bağı bulunmadığına, örgütün hiyerarşik yapısı içinde bulunduğunu ve suç işlediğini ispatlayan tek bir delil dahi bulunmadığına, 3.Sanığın mahkumiyet kararına esas alınan ByLock kullanıcısı olduğuna dair tespit silahlı terör örgütü üyeliği suçuna delil oluşturabilecek mahiyette olmadığına, mahkumiyet hükmüne gerekçe gösterilen birtakım maddi vakıaların delil niteliğinin dahi bulunmadığına, 4.Herhangi bir şekilde ByLock programının kendi iradesi ile telefonuna yüklemiş veyahut kullanmış olmayan sanık hakkında dosya kapsamında başta USER ID olmak üzere bu durumun aksini ispat eder nitelikte bir delil bulunmadığına, 5.AİHM kararları doğrultusunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, 6.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. C.Sanık ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın ByLock uygulaması üzerinden iletişim kurduğuna dair herhangi bir içerik veya dökümlerin yer aldığı bir tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, 2.Manevi unsur başta olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına, 3.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. D.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın herhangi bir örgüte bilerek ve isteyerek dahil olmadığına, fetö silahlı terör örgütüyle organik hiçbir bir bağı bulunmadığına, örgütün hiyerarşik yapısı içinde bulunduğunu ve suç işlediğini ispatlayan tek bir delil dahi bulunmadığına, 2.Sanığın ByLock uygulaması üzerinden iletişim kurduğuna dair herhangi bir içerik veya dökümlerin yer aldığı bir tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, 3.Dosyada sanığın mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kuşku sınırlarını aşan, hukuki anlamda kesin, vicdani kanaat oluşturabilecek, yasal ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç tarihleri ve sonuç ceza yönünden yapılan eleştiri dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar ... ve ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi; sanığın görev yapmış olduğu yere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatlara ilişkin varsa sabit/ankesörlü hatlardan irtibat kurma yöntemine ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporunun temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanığın görev yaptığı şehirlerde sabit/ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa buna ilişkin analiz raporlarının getirtilmesi ile ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer askeri şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi; UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile tüm bu bilgi ve belgelerin İlk Derece yargılaması sonrasında dosyaya gelen ... ...'ın ifade ve teşhis tutanakları, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.05.2018 tarih 2018/4166 Soruşturma sayılı yazısı ve ekleri ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması; beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi ve delillerin tüketilmesi bakımından istinaf aşamasında dosyaya gelen sanık hakkında beyanlar içerir ... ...'nin ifade ve teşhis tutanaklarının duruşmada okunup tartışılması ile doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmesinden sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A.Sanıklar ... ve ... yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli, 2018/2111 Esas, 2020/1132 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B.Sanıklar ... ve ... yönünden; Gerekçe bölümünde (B ve C) benlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli, 2018/2111 Esas, 2020/1132 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, sanığın eylemli kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak sanık ...'nın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.