Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/19722 E. 2024/11725 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/19722
- Karar No
- 2024/11725
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/22 E., 2020/110 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/84 Esas, 2019/113 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2020/22 Esas ve 2020/110 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri 1. 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra örgüt kapsamında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, dosyadaki ifadelerinin 2010 yılı öncesine dayandığını dolayısıyla hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre; gizli tanık olarak dinlenen "..." adlı kişiden ele geçirilen mikro sd kart içerisinde bulunan verilerin incelenmesi neticesinde sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığa, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından "17/25 aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması anlamına gelen" SC, "17/25 sürecinden önce FETÖ mensubu olan kişiyi ifade ettiği belirtilen SDA" ve "emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişilere verildiği tespit edilen" AD kodlarının verildiği, sanık savunması ve tanık anlatımında sanığın 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütle irtibatını kestiğinin belirtilmesi karşısında, özellikle sanığın örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir somut eylemlerinin ortaya konulması bakımından örgütün operasyonel nitelikteki eylemlerinden sonra eyleminin bulunup bulunmadığının tespitine çalışılarak örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediği hususu şüpheye yol vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2020/22 Esas ve 2020/110 kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2024 tarihinde karar verildi.