Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18246 E. 2023/1643 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18246
Karar No
2023/1643
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/738 E., 2020/1145 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/108 Esas, 2018/381 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2019/738 Esas, 2020/1145 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe, sanık müdafii tarafından lehe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığın ByLock kullanmadığına; 2. ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; 3. ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; 4. ByLock kullanmanın suç sayılamayacağına; 5. Etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanlarının delil sayılamayacağına; 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün iletişim aracı olarak kullanmış olduğu ByLock programını kullanmak ve tanık beyanlarına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında deşifre olmamak amacı ile ... kod adını kullanmak, örgüt kapsamında bulunan öğrenci evlerinde sorumlu olmak sureti ile üzerine atılı silahlı terör örgütü kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlemiş olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin sanığın eyleminin silahlı terör örgütü üyeliğine delalet ettiği yönündeki kabulünün yerinde olmasına karşılık üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçlamasını inkar eden sanıkla ilgili olarak dosya kapsamındaki deliller itibariyle örgüt içinde yıllar ve aşamalar itibariyle grup abiliği, cemaat abiliği, ilkokul askeri mahrem yapılanması içersinde öğretmen konumunda öğrenci sorumluluğu, BTM'lik görevlerini üstlenen, ... kod adını kullanan ve örgüt içi haberleşme amaçlı ByLock programını kullanan sanıkla ilgili temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan uygulama yapılması dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde öğrenci evlerinden sorumlu olduğu, kod ismi kullandığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak, Sanığın 03.03.2023 tarihli dilekçesi itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ilişkin bilgiler vermesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2019/738 Esas, 2020/1145 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/18246, K. 2023/1643, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-18246-e-2023-1643-k-1762cc5de79a