Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1655 E. 2024/5546 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1655
- Karar No
- 2024/5546
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
SAYISI : 2018/2209 E., 2019/875 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2018/11 Esas., 2018/31 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/2209 Esas, 2019/875 sayılı kararı ile, sanık müdafinin istinaf talebi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.01.2022 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 3. Sanığın ByLock deliline ilişkin samimi anlatımlarda bulunduğuna, sanığın örgütsel amaçla ByLock kullandığının tespit edilemediğine, 4. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 5. Bank Asya hesap hareketlerinin eşinin tasarrufunda olduğuna, rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 6. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 7. Delillerin yetersiz olduğuna, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine ve 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan incelemede sanığa mahkeme huzurunda 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin anlatılarak sorulması neticesinde, sanığın gerek savunmasında gerekse de esas hakkındaki savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini açıkça beyan etmesi karşısında, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup; Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen 119170 ID numaralı bir diğer ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve dijital materyal raporu, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulmaksızın hüküm kurulması ve Bank Asya nezdinde gerçekleşen rutin bankacılık faaliyetlerinin müsnet suç yönünden delil yahut örgütsel faaliyet olarak hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi, sair delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili görülmemiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında eleştiri sebepleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/2209 Esas, 2019/875 sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.