Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1643 E. 2024/6996 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1643
- Karar No
- 2024/6996
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1496 E., 2019/433 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2017/587 Esas, 2018/255 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/1496 Esas ve 2019/433 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asya’daki hesap kayıtlarının, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 3. Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 4. Kovuşturma aşamasında beyanlarını düzelten tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının başka delillerle desteklenmediğine, 5. Sanığın örgütle iltisaklı öğrenci evlerinde kaldığı kabul edilse dahi, ilgili dönemde söz konusu eylemin suç teşkil etmediğine, 6. HTS irtibatların örgütsel niteliğinin bulunmadığına, 7. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, delillerin yetersiz olduğuna, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi hata ve infaz aşamasında gözetilebilecek husus dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen deliller kapsamında; -Kocaeli Valiliği Emniyet Müdürlüğünün 21.03.2023 havale tarihli yazısının ekinde yer alan- sanığa ait olduğu değerlendirilen 141651 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, -İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 17.06.2022 tarihli yazısının ekinde yer alan- Necmettin U. isimli şahsın beyan ve teşhisinin, -İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 10.05.2022 tarihli yazısının ekinde yer alan- Cabir Ç. isimli şahsın beyan ve teşhisinin, -Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar ve Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 22.04.2020 tarihli yazısının ekinde yer alan- ... ... O. isimli şahsın beyan ve teşhisinin, - Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 09.05.2018 tarihli ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 26.06.2019 tarihli yazılarının ekinde yer alan- ... U. isimli şahıstan ele geçirilen askeri mahrem hizmetlere yerleştirilecek personellere ilişkin kodlamaları içerdiği değerlendirilen dijital materyallere dair inceleme, değerlendirme ve ve tespit tutanağının, -Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 09.07.2019 tarihli yazısının ekinde yer alan- sabit hat aramalarına ilişkin HTS analiz raporunun ve aynı yazının ekinde yer alan Muhammet ... B. isimli şahsın beyan ve teşhislerinin, hükümden sonra fiziki olarak dosyaya -Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 12.12.2018 tarihli yazısının ekinde- gelen sabit hat aramalarına ilişkin bir diğer HTS analiz raporunun, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması lüzumu, 2. Temyiz aşamasında sanık müdafinin sunduğu 21.06.2022 tarihli dilekçe itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla örgütün ve örgüt mensuplarının çözülmesine yönelik tekrar beyanlarının alınmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun Mahkemece takdir edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/1496 Esas, 2019/433 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca
Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.