Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16275 E. 2025/7694 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16275
- Karar No
- 2025/7694
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1716 E. - 2020/450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/100 E. - 2018/126 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63, 5275 sayılı Kanun’un 108/4. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; tutanakta ekleyen, eklenen, mail grubunda ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, var ise sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp sanık ve müdafiinin huzurunda dinlenilmeleriyle 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, 2.Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan, etkin pişmanlık anlatımında bulunan .... nin tanık olarak doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmesi ile sanığın var ise örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden şüpheli sıfatıyla bulunduğu dosyadan alınan beyanının okunması ile yetinilmesi suretiyle eksik araştırma sonucu hüküm kurulması, 3.Temyiz kanun yolu aşamasında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2020 tarihli yazısı ekinde gelen belgelerin duruşmada sanık ve müdafiine okunması, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4.Kabul ve uygulamaya göre de; a-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak aynı Kanun'un 58/6-7 ve 5275 sayılı Kanun'un 108/4 üncü maddelerinin gösterilmesi, b- Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan terör suçlarından olduğu gözetilerek, temel ceza belirlenirken 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uygulanması sırasında delalet maddesi olarak yalnızca aynı Kanun'un 3 üncü maddesi yerine, terör amacıyla işlenen suçların düzenlendiği 4 üncü maddesinin de delalet maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.