Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16114 E. 2025/10990 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16114
- Karar No
- 2025/10990
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1525 E., 2020/1177 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ve sanık hakkında beyanda bulunan ... ve ...'ün ifadesinin ve temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ... ait Veri İnceleme Raporu, araştırma tutanağı ve ifadesinin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup, mahkemece duruşma salonunda ya da SEGBİS sistemi üzerinden hazır edilerek bizzat tanık olarak dinlenilmesi, ayrıntılı bilgi ve görgüsü sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen "açık" soruşturma bilgisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, anılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, ilgili bölümlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde iş bu dosyaya dercedilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 3. Kabul ve uygulamaya göre ise; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.