Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/14861 E. 2025/10157 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14861
- Karar No
- 2025/10157
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2399 E., 2020/1290 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/620 E., 2018/598 K SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5., TCK’nın 62., 53., 58/9, ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 1 inci cümlesinden yararlanabilmek için; failin gönüllü olarak teslim olduktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Bu açıklamalar doğrultusunda; her ne kadar sanığın mahkeme aşamasında bylock kullanmadığını, örgüt adına herhangi bir gruptan sorumlu olmadığı ve örgüt ile irtibatlı olmadığını beyan etmesi karşısında sanığın tam bir pişmanlık içinde olmaması nedeni ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda alınan beyanlarında örgüte ait evlerde düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığını, kendi evinde sohbet toplantılarının yapıldığını kabul etmesi ve sohbet toplantılarına katılan kişilere ilişkin bilgi vermesi ve teşhiste bulunması göz önüne alındığında sanığın tekrar dinlenmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanının alınması suretiyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin sanığın anlatımı oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiştir. Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.