Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1097 E. 2024/6808 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1097
- Karar No
- 2024/6808
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1279 E., 2019/1441 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2017/315 Esas, 2018/419 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/1279 Esas, 2019/1441 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün kaldırılarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle; 1.Sadece etkin pişmanlık yönünden inceleme yapıldığına, 2.Sanığın faizsiz bankacılık olması nedeniyle Bank Asyayı tercih ettiğine, 3.Anılan toplantılara katılmasının örgütsel bir amacı bulunmadığına, 4.Sanığın E.T. İsimli kişinin telefona ByLock yükleyip yüklemediğini bilmediğine, 5.Mesaj içeriklerinde örgütsel bir dökümana rastlanmadığına, 6.Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan gizli bir ağ olarak kabul edilen ByLock haberleşme programını telefonuna yükleyerek kullandığı, legal görünüm altında kurulan ve amacı ev hanımlarını örgüte kazandırmak olan ... Derneğine üye olduğu ve yönetiminde görev aldığı, bu dernek bünyesinde düzenlenen kermeslerden gelir elde ederek himmet, burs, kurban adı altında toplanan paraların örgüte aktarılması için destek olduğu, sözde örgüt liderinin talimatına uyarak örgütün finans kuruluşu bankaya 09.01.2014 tarihinde ve 05.02.2015 tarihinde katılım hesapları açtığı, sanığın örgüte devamlı katılmaya yönelik iradesini bu şekilde ortaya koyduğu, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının sanık hakkında gerçekleştiği belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın yapılan duruşmada ve önceki savunmalarında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanlarda bulunduğu, ... Derneğine üyeliği ile kendisine ByLock'u E. T. adlı şahsın bir süre telefonuyla uğraştıktan sonra "bundan sonra senin şifren glhnmadi dedi ve şifremi de gülhan.35 olarak söyleyip unutmamı tembihlediğini" söylemek suretiyle bu yöndeki iradesini ortaya koyduğu, İlk Derece Mahkemesince bu hususun irdelenmeyerek lehe uygulama yapılmadığı, Dairece açılan duruşma sırasında sanığın ayrıntılı beyanda bulunacağını belirterek yazılı beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği ve akabinde bir takım isimler verdiği, Dairece bu beyanlar doğrultusunda İzmir Emniyet Müdürlüğüne beyanlarında adı geçen şahıslarla ilgili işlem yapılıp yapılmadığı hususunda araştırma raporu düzenlenmesi talep edildiği müdürlüğün 21.10.2019 tarihli cevabi yazısı ile; sanığın etkin pişmanlık kapsamında ismini verdiği kişiler hakkında raporun düzenlendiği anlaşılmış, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ise de, sanığın hakkında soruşturma başladıktan sonra inkara dayalı savunma yapmak yerine ilk aşamadan itibaren pişmanlığını gösterecek şekilde samimi beyanlarda bulunduğu, bağlantısı olan kişiler hakkında bilgi verdiği, ilkokul mezunu ve ev hanımı olan sanığın bilebileceği ve kendisinden beklenebilecek bilgileri aktardığı, ByLock'un kendisine kim tarafından ve ne şekilde yüklendiğine dair anlatımlarda bulunduğu, duruşmalardan gözlemlendiği üzere; örgüt üyelerinin çoğunun yine örgütsel bir tavır sergileyerek etkin pişmanlı hükümlerinden faydalanmak istememeleri göz önüne alındığında, sanık beyanlarının samimi olduğu yönünde bir tereddüt bulunmadığı, bu nedenle bu yönden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak el edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/1279 Esas, 2019/1441 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.