Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/8625 E. 2023/5143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8625
- Karar No
- 2023/5143
- Karar Tarihi
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/438 E., 2020/2174 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/4 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin,18.06.2018 tarihli ve 2018/1189 Esas, 2018/776 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Hakkari 2 Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2018/297 Esas, 2020/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mahkumiyet; kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/438 Esas, 2020/2174 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.07.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçları işlemediğine, 2.Sanığın yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 3.TCK'nın 302 nci maddesinin kriterlerinin oluşmadığına, 4. Gerekçesiz ve delilsizce kurulmuş cezanın yasa ve usule aykırı olduğuna, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; 1.Sanık hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Mahkemenin oluşa uygun kabulüne, temyizinin kapsamına ve dosya münderecatına nazaran, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. 2.Sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, Hükmün gerekçesinde sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 1/12 oranında indirim uygulandığının belirtilmesine rağmen kısa kararda 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması karar aslının kısa karar olması nazara aldığında bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; a. Hendek ve barikatların kurulduğu Yüksekova ilçesinde, güvenlik güçleriyle bizzat silahlı çatışmaya katıldığı yada somut olarak hangi kişi yada kişileri öldürmeye teşebbüs ettiği tespit edilemeyen, bu cümleden olarak devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak elverişli/vahamet arz eden bir eyleme katıldığı kanıtlanamayan ve fakat yalnız yaşadığını beyan etmesine karşılık, evinde tek başına yaşayan birisinin ihtiyaçlarının çok üzerinde gıda malzemesi, kullanılır vaziyette çok sayıda yatak, baza ve çek-yat, EYP yapımında kullanılan çok sayıda pil, kablo, tüp ve torpil bulunması itibariyle olayların devamı boyunca örgüt mensubu kişileri evinde barındırdığı anlaşılan sanığın, süreklilik ve yoğunluk arz eden söz konusu eylemlerinin TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı, sanığın örgüt içerisindeki konumu ile örgütsel faaliyetlerinin önem ve tehlikelilik boyutu dikkate alınarak tayin olunacak cezada makul düzeyde asgari hadden uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, b. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, c.Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/438 Esas, 2020/2174 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/438 Esas, 2020/2174 Karar sayılı hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür uygulamasına dair sekizinci fıkrasındaki "maddesi delaleti ile verilen cezanın TCK 58/6" ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/438 Esas 2020/2174 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.