Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7106 E. 2023/967 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7106
- Karar No
- 2023/967
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2018 tarihli ve 2017/380- 2018/13 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1027 - 2018/1279 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı ve ByLock raporunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyada bulunan ByLock Emniyet Genel Müdürlüğü sorgu ve Cumhuriyet Başsavcılığı sorgu sonuçlarında sanık ...'in adına kayıtlı olan 0505 (...) (..) (..) GSM nolu hat ile . nolu telefonda ByLock sisteminin kullanıldığının bildirildiği, Sanığın tüm aşamalardaki savunma içeriğinde ByLock yüklenen GSM telefon hattının kendi adına kayıtlı olduğunu ve 10 yıldır kullandığını, ancak ByLock yüklemediğini ve kullanmadığını beyan etmekle suçlamaları kabul etmediği görülmüştür. ByLock çözüm içeriklerinde IP'ye bağlı log tablosu incelenmesinde bağlantı, tarih ve genel IP adreslerini gösterir tespit edilebilen 58 adet log kaydının çıkartıldığının anlaşıldığı, yine dava dosyasına getirtilen internet trafik kayıtlarından ByLock IP adresi olarak belirlenen (. adresleri üzerinden) 29.10.2014 tarihi ve sonrasında . numaralı cep telefonu ile 261 bağlantı kaydının tespit edildiğini, sanığın 0505 (...) (..) (..) numaralı hattı .nolu cep telefonu ile kullandığı, kullanılan İMEİ numarasının ByLock IP adreslerine bağlantı yapan cihazların İMEİ numaraları ile uyuştuğu, ByLock çözüm raporunda kullanıcı adının "ekrem51" olduğu, sanığın adı ile doğum yeri il trafik kodunun rakamının şifre ile uyum gösterdiği, dosyadaki sanık beyanları, HTS kayıtları, UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneği birlikte değerlendirildiğinde ByLock programının tespit tarihi ve sonrasında ilgili telefon hattının sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Sanığın ... Katılım Bankası A. Ş.'de 05.12.2001 yılında hesap açtırdığı, bulunan hesabında Aralık 2013 tarihinde 0.-TL bakiyesi bulunmasına rağmen Ocak 2014 tarihinde 9.000,00.-TL, Mayıs 2014 tarihinde 14.696,93.-TL, Haziran 2014 tarihinde 25.000,54.-TL bakiyesinin bulunduğu, sanığın örgütün talimatı ile hareket etmediği savunmasını yapmış ise de Bank ... hesabındaki para hareketlerinin devamlılığı örgüt liderinin emir ve talimat sonrasındaki tarihler aralığında hesaba para nakit para yatırması ve katılım hesabı açtırması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün talimatı doğrultusunda örgütün finans kaynağı olan Bank ... Katılım A. Ş.'ye para yatırmak suretiyle örgütsel tavır ile hareket ettiği anlaşılmıştır. Bilgi sahibi V. Ç.'nin KOM grup amirliğinde 24.07.2016 tarihinde verdiği beyanda "Kendisinin polis memuru olduğunu, 2011 yılı sonu 2012 yılı başlarında yapının sohbet ve toplantılarına iştirak ettiğini, sohbet ve toplantılarda Laptop bilgisayardan örgüt liderinin sohbet ve vaazlarının izlettirildiğini, himmet, bağış adı altında para toplandığını gördüğünü ancak kendisinin vermediğini, sanığı tanıdığını ve kendi grubunun dışında da diğer arkadaşların evlerine de sohbet ve toplantı için gittiklerini, sanığın kendi evinde de bu sohbet ve toplantılara sanıkla birlikte katıldığını" beyan etmiştir. Sanığın kişiliği ve eğitim durumu, sosyal seviyesi, yaşının gerektirdiği asgari analiz yeteneği, ortalama hayat tecrübesi dikkate alındığında; örgütün milli güvenliğe karşı tehdit olarak görülüp bu doğrultuda ülke genelinde yapılan resmi tedbir niteliğindeki açıklamalar ve tarihler dikkate alındığında TCK 30 madde kapsamında hataya düşmediği bilakis örgüt üyeliği kastının bulunduğu (Şöyle ki belirlenen tarihler ve sonrasında milli güvenlik için tehlike oluşturduğu açıklanmış olan bir örgütün faaliyetleri içerisinde bilerek yer aldığı, tespit raporlarından anlaşıldığı üzere ByLock isimli gizlilik içeren programı örgütsel talimatlar sonucu kullandığı, ByLock IP adresi olarak tespit edilen hedef IP adresleri ile fiilen bulunduğu ... ilinden değişik tarihlerde birden fazla kez bağlantı kurduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanığın örgüt faaliyetlerine gizlilik-tedbir içerecek şekilde katılarak örgüt hiyerarşisinde yer aldığı, Bank ... raporuna göre örgütün finans kaynağı olan Bank Asyada para yatırma talimat tarihleri olarak belirlenen tarihlerde de para yatırmak sureti ile örgütsel davranış sergilediği, bilgi sahibi beyanına göre örgüt güdümünde yapılan sohbetlere katıldığı, bu suretle örgütle organik bağlantısı bulunduğu vicdani kanaatine ulaşılmış ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kolluğun tanık dinleme yetkisi bulunmaması karşısında İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenmeyen V. Ç.’nin kollukta bilgi alma tutanağı ile alınan beyanlarının hükme esas alınması, diğer deliller karşısında sonuca etkili görülmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği; Sanığın ByLock programını kullanmış olduğu 0505 (...) (..) (..) no'lu hattı ile . numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere kullanıcı adı, yazışma içerikleri nazara alındığında ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet kabul edileceği; Sanığın örgüt liderinin Bank .ya yönelik talimatı doğrultusunda örgüte müzahir Bank .da Ocak 2014 tarihinde 9.000 TL, Mayıs 2014 tarihinde 14.696,93 TL, Haziran 2014 tarihinde 25.000,54 TL bakiye artışına gittiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve MASAK raporu ile bu hususların sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1027 - 2018/1279 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.