Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/3962 E. 2024/9389 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3962
- Karar No
- 2024/9389
- Karar Tarihi
SAYISI : 2020/208 E., 2020/352 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Düzelterek Onama Yargılama konusu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve el değiştirmesi suçları yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu ve aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı belirlenmiştir. Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, Kasten öldürmeye teşebbüs suçları yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi, 25.12.2017 tarihli ve 2017/2269 Esas, 2017/5772 Karar sayılı sayılı kararı bozma kararı üzerine; A.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarih ve 2019/30 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; 1.Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.Kasten Öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının g bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 3.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 4.Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/208 Esas, 2020/352 sayılı Kararı ile ssuça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocukve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2020 tarihli ve red ve düzelterek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yerel mahkeme ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin suça sürüklenen çocuk hakkında verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk için delillerin değerlendirilmesi kısmında hukuki dayanaklara dayanılmadığına, soyut değerlendirmeler yapılarak cezalandırılma yoluna gidildiğine, 2.PVSK Ek 6. maddesine aykırı olarak düzenlenen ve hukuka aykırı delil niteliğinde olan teşhis tutanaklarının dosya içerisinden çıkarılması gerektiğine, ancak bu delillerin hukuka ve usule aykırı olarak kabul edilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, 3.Teşhis tanıklarının usule aykırı alınan beyanlarının mahkeme huzurunda kabul edilmediğine, teşhis tutanaklarının usule aykırı düzenlenmiş olması ve tanıkların bu beyanlarını mahkeme huzurunda reddetmeleri nedeniyle hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 4.Mahkeme kararının ceza hukuku tekniğinden uzak ve zorlama yorumlarla kurulduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında kesin inandırıcı somut deliller bulunmadığına, teşhis tanıklarının mahkeme huzurunda beyanlarını geri çektiğine, parmak izleri ve DNA profilinin suça sürüklenen çocukla uyuşmadığına, 5.Suça sürüklenen çocuğun kollukta, savcılıkta, sorguda ve mahkeme huzurunda samimi ve tutarlı beyanlarda bulunduğuna, bu beyanlara itibar edilmeyerek ağır ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 6.Suça sürüklenen çocuğun küçük yaşlarda kandırılarak örgüte katıldığına, ancak daha sonra kaçıp teslim olduğuna, barikat ve hendeklerin olduğu dönemde teslim olduğu ve tehditler nedeniyle Irak'a gönderildiğine ilişkin pasaport kayıtlarının dikkate alınmadığına, 7.Teşhis tanıklarının usule aykırı beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, bu beyanların suça sürüklenen çocuğun suçlu olduğuna dair kesin ve somut deliller içermediğine, 8.Suça sürüklenen çocuğun unsurları oluşmayan suçlardan cezalandırılmasının hatalı olduğuna, iddianameye konu eylemlerin her türlü şüpheden uzak, somut delillerle ispatlanmamış olmasının adil yargılama ilkesine aykırı olduğuna, şüpheden suça sürüklenen çocuk yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, 9.Suça sürüklenen çocuğun uzun süre tutuklu olduğu, kaçma şüphesi ve delilleri karartma ihtimali bulunmadığı, sabit ikamet sahibi ve tutuklandığı tarihte çalışmakta olduğu, tutukluluğun infaza dönüşme ihtimali nedeniyle suça sürüklenen çocuğun tahliyesine karar verilmesi gerektiğine. 10.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin,Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, bozma sonrası yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sair temyiz itirazlarının reddine; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma ilamı sonrası kurulan hükümde kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak 5271 sayılı CMK'nın 307 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmünün karar yerinde gösterilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarih ve 2019/30 Esas, 2019/275 Karar sayılı 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün B fıkrasının 5. Bendi hükümden çıkarılarak yerine “5-Bozma öncesi karara karşı aleyhe temyiz bulunmadığı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK' nın 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince kazanılmış hak nedeniyle cezanın6 Yıl hapis cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesi ve sonraki fıkralarında buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.