Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17067 E. 2023/2454 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17067
Karar No
2023/2454
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1..... Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/76 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, uyarınca 5 yıl 22 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.01.2019 tarihli ve 2018/1423 Esas, 2019/45 sayılı Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun sanık hakkında hükmedilen cezanın 6 yıl 10 ay 15 ... yerine 5 yıl 22 ay 15 ... şeklinde belirlenmesi hususunu eleştirerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 19.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-ByLock verilerinin istihbari bilgiler olduğuna ve haberleşme hakkının ihlali niteliğinde olduğuna, 2-Verilerin hukuka aykırı olması sebebiyle hükme esas alınamayacağına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, CGNAT kayıtları, tespit ve değerlendirme tutanağı, sendika ve dernek üyeliklerine ilişkin belgeler, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının haberleşmede kullandıkları ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı iddia edilerek buna ilişkin tespit tutanağı dosya içerisine alınmıştır. Sanık adına kayıtlı ve fiilen sanık tarafından kullanılan 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattında 35758806187593 IMEI numaralı cihaz üzerinden ByLock tespiti yapılmıştır. Bu tespit ile BTK'dan temin edilen kayıtlar arasında eşleşme olduğu tespit edilmiştir. Sanık aşamalardaki savunmalarında; ByLock isimli iletişim programını kullanmadığını beyan etmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan gelen kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; sanığın, kendi adına kayıtlı ve fiilen kendisi tarafından kullanılan 0545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattından 356525305094750 IMEI numaralı cihaz ile 02.12.2015-09.02.2016 tarihleri arasında ByLock IP sunucuları arasında yer alan 46.166.164.177 IP adresli sunucu ile 365 kez, aynı cihazdan 23.01.2016 tarihinde ByLock IP sunucuları arasında yer alan 46.166.164.181 IP adresli sunucu ile 3 kez olmak üzere ByLock sistemine toplam 368 kez bağlantı sağladığı tespit olunmuştur. Dosyada mevcut ByLock dökümleri incelendiğinde, sanığın "halit1406" kullanıcı adıyla programı kullandığı, F.Ç., A.D.Ç., Ö.B. ve Y.Y. isimli kullanıcılar ile 367437, 442349 ve 371893 kodlu kullanıcıları iletişim listesine eklediği, bu kullanıcıların da sanığı kendi iletişim listelerine ekledikleri görülmüştür. ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas ve 2017/3 Karar sayılı ilamında da bu husus belirtilmiştir. Sanığın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca da kabul edildiği üzere FETÖ/PDY mensuplarınca gizli haberleşme programı olarak kullanıldığında şüphe bulunmayan ByLock isimli haberleşme programını kullanması göz önüne alındığında örgütle organik bağ içinde olduğu değerlendirilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirmiş sanık hakkında hükmedilen cezanın 6 yıl 10 ay 15 ... yerine 5 yıl 22 ay 15 ... şeklinde belirlenmesi hususunu eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, dosya içerisine gönderilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, örgütsel iletişim ağına dahil olup ByLock programını kullandığı belirlenen sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.01.2019 tarihli ve 2018/1423 Esas, 2019/45 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17067, K. 2023/2454, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-17067-e-2023-2454-k-d4c6acf90b92