Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16362 E. 2023/1184 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16362
- Karar No
- 2023/1184
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1249 E., 2019/220 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/58 Esas, 2018/51 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarından olan maddi unsur (kanuni tanıma uygun, hukuka aykırı fiil) yönünden oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/1249 Esas ve 2019/220 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet başsavcı vekilinin istinaf başvurusunun, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.07.2017" yerine "15.07.2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmekle, esastan reddine karar verilmiştir 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanıktan ele geçirilen dijital eşyalar ByLock tespiti yapılan telefon IMEİ numarası ile eşleşmese bile, sanığın dijital eşyalarında başkaca örgütsel delillerin elde edilebileceğinin göz ardı edildiğine, dijital eşyaların inceleme sonuçlarının beklenmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırmayla beraat kararı verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock tespiti yapılan (...) (...) (60) (19) numaralı sanık adına kayıtlı, sanığın kullanımında olan hattın MİT tarafından güncellenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen "TÜRKİYE MOR BEYİN" isimli listenin 7090. sırasında yer aldığı ve suça konu bu hatta ByLock kullanımı olmadığının tespit edildiği; iddianamede sanık hakkındaki iddianın sadece ByLock kullanımına dair olduğu, arama el koyma tutanağında ele geçirilen cep telefonunun IMEİ numarasının ByLock tespitine konu cep telefonunun IMEİ numarasından farklı olduğu ve sanık hakkında ByLock dışında başkaca bir iddia bulunmadığı değerlendirildiğinde, ByLock kullandığı iddia edilen telefon dışında başka dijital materyallarinden çıkabilecek örgüte, liderine ya da mensuplarına ait resim, video paylaşımı ya da yazılı içeriğin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin içtihatları doğrultusunda sempati olarak değerlendirilebileceği, üyelik suçunun sübutu için yeterli olmayacağı, suçun sübutu yönünde dosyaya yenilik sağlamayacağı kanaatine varılarak, dijital materyallerin incelenmesi için yazılan müzekkerenin beklenilmesine yönelik ara karardan vazgeçildiği ve sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.07.2017" yerine "15.07.2016" olarak yazılması şeklindeki mahallinde düzeltilebilir maddi hata dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, hakkındaki tek iddianın ByLock kullanımına dayandığı, müzekkere cevaplarından morbeyin listesinde yer aldığının ve ByLock kullanmadığının tespit edildiği, üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilmediği, dijital materyallerde ele geçirilebilecek bilgilerin tek başına suçun sübutu bakımından mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli olmayacağı, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Sanık hakkında "sanığın üzerine atılı suçun unsurlarından olan maddi unsur (kanuni tanıma uygun, hukuka aykırı fiil) yönünden oluşmadığı" gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olması karşısında, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmemesi, hususu dışında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek, kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/1249 Esas, 2019/220 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün 1 inci fıkrasına "kanaatine varılmakla" ibaresinden sonra gelmek üzere "CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca" ibaresi eklenmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.