Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13849 E. 2025/5687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13849
- Karar No
- 2025/5687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3 E., 2017/61 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/140 E., 2016/588 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret HÜKÜM : 1- Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden; TCK’nın 299/1, 299/2 ve 53, 58/6-7. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilenmahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2- Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu yönünden; TCK'nın 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/1-2, 53, 58/6-7. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hükümler, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I). Mağdurlar ... ve ...'e yönelik, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu yönünden temyiz başvurusunun incelemesinde; 1. Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; a) Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; Mağdurlara yönelik hakaret eylemi yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda; olay tutanağı içeriği ile katılanlar ve tanıkların beyanları dikkate alınarak sanığın hakaret eylemini nerede gerçekleştirdiği tespit edilip aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, b) Bozma sebebi uyarınca yapılan incelemede aleniyet koşullarının oluşmadığının kabulü halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Temel ceza belirlenirken doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken TCK'nın 125/1. maddesince temel ceza belirlendikten sonra TCK'nın 125/3-a maddesinin uygulanması, II). Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden temyiz başvurusunun incelemesinde; 1. Cumhurbaşkanına hakaret suçuna yönelik eylemin aynı dosyada mağdur olan ve bu nedenle sanıkla husumetli bulunan .... ve.... dışında olay esnasında olay yerinde bulundukları anlaşılan tarafsız kamu tanıkları....,..., .....'nün aşama beyanlarının hiç birinde doğrulanmadığı anlaşılmakla; sanığın Cumhurbaşkanına yönelik herhangi bir söz söylemediği yönündeki aşamalardaki savunmasının aksine kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; a) Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün ''1 yıl 9 ay hapis cezası'' olarak belirlenmesine rağmen, CMK'nın 231 ve TCK'nın 51. maddelerinin ''verilen hapis cezasının süresi nedeniyle'' şeklinde kanuna aykırı gerekçe ile uygulanmaması, b) İddianame anlatımında yer alan, mağdur ve tanıklarca da doğrulandığı anlaşılan ''buraya hastaneyi yapan devletin a. koyayım'' şeklindeki söylem yönünden TCK'nın 301. maddesi kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama suçundan ayrıca kamu davası açılıp açılmadığının araştırılarak gerektiğinde suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı sanık hakkındaki hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.