Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13541 E. 2024/10895 K. – Terör Örgütü

Konu: Terör Örgütü Propagandası Yapma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13541
Karar No
2024/10895
Karar Tarihi
Konu
Terör Örgütü Propagandası Yapma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Terör örgütü propagandası yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine dair TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun)’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2018 tarihli ve 2018/24 Esas ve 2018/77 sayılı kararıyla sanıklar hakkında; terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 21 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mahsubuna karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/1547 Esas, 2018/2304 sayılı kararıyla, sanıklar hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2021 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özet olarak, 1. Sosyal medya paylaşımlarında örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığına, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 2. Suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. TCK md. 43 kapsamında sanığın cezasında artırım yapılmasına sebep olan 2011 tarihli 4-5 adet paylaşım yönünden 6352 sayılı Kanun gereği kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğine, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere, Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özet olarak, 1. İki sanığın Facebook paylaşımlarına dair yargılamanın aynı dosya üzerinden yürütülmesinin usule aykırı olduğuna, 2. Usule, kanuna ve Anayasa'ya aykırı karar verildiğine, 3. Sanığın paylaşımlarının şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici yada silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde veya insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemini içermediğine, “yakın ve mevcut tehlike” kriterini de karşılamadığına, 4. AİHS kapsamında paylaşımların ifade özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; 1. a) Her iki sanık yönünden; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezaların belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, b) Sanık ... yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca propaganda niteliğindeki paylaşım sayısı dikkate alınarak alt sınırdan artırım yapılması gerekirken, aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/2) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2. İlk Derece Mahkemesi hükümlerinde tayin edilen temel cezalardan zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılırken, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca "TCK'nın 43 üncü maddesi" olarak gösterilmesiyle yetinilmesi, 3. Suç tarihlerinin, zincirleme suç hükümleri kapsamında sanıkların Facebook sosyal medya paylaşım sitesi üzerinden yaptıkları propaganda nitelikli son paylaşım tarihi olduğu, bu itibarla sanık ... yönünden "02.12.2012" tarihi, sanık ... yönünden ise 14.08.2016 tarihli paylaşım tarihinin sehven gerekçede "14.09.2016" şeklinde yazılmış olması da gözetilerek "09.09.2016" tarihi olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin, karar başlıklarında "2001-2012" şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/1547 Esas, 2018/2304 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/13541, K. 2024/10895, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-13541-e-2024-10895-k-71457c914c06