Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13463 E. 2023/1013 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13463
- Karar No
- 2023/1013
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/246 Esas, 2018/520 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin son fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2018/2804 Esas, 2019/1115 sayılı Kararı ile Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına, programın indirildiğini dahi şüpheli olduğuna, sanığın örgütle organik bağ içerisine girmediğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mevcut deliller ile sanığın 2011-2016 yılları arasında örgüte ait yurtlarda kaldığı, sanık ilk ifadesinde kabul edip ayrıntılı beyanda bulunduktan sonra, ByLock haberleşme sistemini kullanmadığını belirtse bile, ifadesinde ki beyanların daha sonra dosyaya gelen . ekli kişiler listesi ile uyumlu olması, sanığın ifadesinde F. M. K.'la mesajlaştığını belirtmesi, ID'ye bağlı mail listesinde aynı kişinin adının olması, dijital veri raporunda ByLock programının bulunması, aynı şekilde sanığın ifadesinde yurt müdürünün talimatıyla Kakao Talk programını yükleyip kullandığını beyan etmesi, dijital inceleme raporunda telefonda bu programın yüklü olduğunun tespit edilmesi hususları göz önüne alındığında, münhasıran FETÖ/PDY üyeleri arasında iletişimi sağlamak amacıyla kullanılan ByLock sistemine örgüt talimatı ile dahil olduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının sabit olduğu, benzer şekilde .programını da kullandığı, FETÖ/PDY terör örgütüne bağlı yurtlarda kaldığı, öğrencilerle ilgilendiği, örgüte eleman kazandırılması ve yetiştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunduğu, sanığın ikrarı ile sabit olduğu üzere örgütün hiyerşik yapısına dahil olduğu, eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içerdiği, bu cihetle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağlantısının olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince dosyada mevcut delil durumu nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği; ... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün 16.09.2018 tarihli yazısı ile sanığın ifadesinde ismini verdiği 15 kişi hakkında soruşturma bulunduğu, sanığın ismini verdiği 4 kişi hakkında sanığın ifadesinden sonra işlem yapıldığının belirtildiği, sanığın yakalandıktan sonra etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini dile getirip kendisine ByLock yükleyen ve bu yapıya ait yurtlarda kaldığı dönemlerde örgüt içerisinde görev üstlenen bir kısım kişiler hakkında bilgi verdiği, sanığın ... ve ... ... İlçesindeki örgüt yapılanması ile ilgili bilgiler verdiği, sanığın konumu itibarıyla örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın konumuna göre verdiği bilgilerin niteliği dikkate alınarak takdiren cezasında 1/2 oranında indirim yapıldığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesince etkin pişmanlık hükümleri uygulandıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. B-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın 453456 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı; C-)Sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensuplarıyla ilgili ifade verip anlatımlarda bulunduğu ve teşhis işlemleri yaptığı, kovuşturma aşamasında ise hazırlık aşamasındaki beyanlarının doğru olmadığını ifade ederek etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini beyan ettiği, kovuşturmanın son celsesinde ise kolluk tarafından müdafi huzurunda alınan beyanlarının büyük kısmının doğru olduğunu yeniden beyan ettiği ve etkin pişmanlıktan faydalanmayı talep ettiği nazara alındığında, sanığın örgütte kaldığı süre, beyanlarının içeriği ve beyanda bulunduğu aşama nazara alındığında uygulanan indirim oranının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, D-) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2018/2804 Esas, 2019/1115 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.