Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/12534 E. 2025/8067 K. – Cumhurbaşkanına

Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12534
Karar No
2025/8067
Karar Tarihi
Konu
Cumhurbaşkanına Hakaret

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/446 E., 2018/1046 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/215 E., 2017/833 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : TCK’nın 299/1-2, 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Tanık ....'nin savcılıkta tanık sıfatıyla alınan beyanlarında, diğer tanıkların aynı aşamada alınan beyanlarından farklı olarak, sanığın 2016 yılında iki farklı günde Cumhurbaşkanına hakaret niteliğindeki sözler söylediğini beyan ettiği ve Mahkemenin kabulü itibarıyla söz konusu beyanda belirtilen bu sözlerin de beyandaki haliyle mahkumiyet hükmüne esas alındığı gözetildiğinde, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve kovuşturma aşamasında beyanları alınmayan tanığın, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK'nın 180/1-2-5. maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, bu itibarla sanığın hangi tarihte hangi sözleri söylediğinin somut şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden; tanık ....'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK'nın 181/1. maddesi ve aynı Kanun'un 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2. CD izleme ve araştırma tutanağı içeriği itibarıyla, sanığın ... sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı iddia edilen 03.09.2015 tarihli paylaşımın ve ... sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı iddia edilen tarihi belli olmayan paylaşımın, sanık ile aynı okulda çalışan bazı öğretmenlerden oluşan tanıklar tarafından imzalanarak T.C. ... Kaymakamlığına hitaben yazılan dilekçenin ekinde sunulduğu, söz konusu paylaşımların ekran görüntüsü/fotoğraf niteliğinde olduğu ve akabinde kolluk görevlilerince sanığın sosyal medya hesapları üzerinde yapılan açık kaynak araştırmasında tespit ve teyit edilemediği, bu itibarla söz konusu paylaşımların sanık tarafından paylaşıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanamaması nedeniyle mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı, açık kaynak araştırması kapsamında tespit edilen ve sanığın ... sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı iddia edilen 30.12.2014 tarihli paylaşımdaki ifadenin ise, T.C. Cumhurbaşkanı ...'ın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğinde olması nedeniyle mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı, aksi düşüncenin, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği hususları gözetilmeksizin, sosyal medya paylaşımlarının Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne esas alınması, 3. Kabule ve uygulamaya göre de, Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı TCK’nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeple hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/12534, K. 2025/8067, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-12534-e-2025-8067-k-c7903f3bfadc