Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17391 E. 2025/4641 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17391
- Karar No
- 2025/4641
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/498 E. - 2020/200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/382 E. - 2018/316 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 delaletiyle 58/6, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’nin 6/3-d ve Anayasa’nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, sanığa ait olduğu kabul edilen dosyadaki mevcut 399321 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmelerine mütaekiben elde edilen tüm bilgi ve belgelerin hükümden sonra gelen ... , ... ve ...’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleri, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/1092 ihbar numaralı ve 26.11.2021 tarihli sanığın operasyonel hattan arandığına ilişkin soruşturmaya yer olmadığına dair karar ve ekleri, 23.08.2021 tarihli Amasya Emniyet Müdürlüğünün içeriği 439353 ID numaralı ByLock kullanıcısının sanık olduğuna dair tutanak ve ... isimli şahsın ByLock yazışmalarındaki “MEB irtibat” başlıklı mesaj içeriğinde sanığın ve yöneticisi olduğu derneğin isminin geçtiğine dair tutanakla birlikte CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak anılan şahısların duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun; “1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, sanığa ait olduğu kabul edilen dosyadaki mevcut 399321 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmelerine mütaekiben elde edilen tüm bilgi ve belgelerin hükümden sonra gelen ... , ... ve ...’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleri, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/1092 ihbar numaralı ve 26.11.2021 tarihli sanığın operasyonel hattan arandığına ilişkin soruşturmaya yer olmadığına dair karar ve ekleri, 23.08.2021 tarihli Amasya Emniyet Müdürlüğünün içeriği 439353 ID numaralı ByLock kullanıcısının sanık olduğuna dair tutanak ve ... isimli şahsın ByLock yazışmalarındaki “MEB irtibat” başlıklı mesaj içeriğinde sanığın ve yöneticisi olduğu derneğin isminin geçtiğine dair tutanakla birlikte CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak anılan şahısların duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, ” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2017 tarih ve 2017/610 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarih ve 2017/382 E. - 2018/316 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında takdîri indirim nedenleri uygulanmadan “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin duruşma açılarak yapılan incelemesinde 12.02.2020 tarih ve 2018/498 E. - 2020/200 K. sayılı kararıyla takdîri indirim nedenleri uygulanarak “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanık hakkındaki suçun sübut noktasına varıp varmadığı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü, tanık beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock uygulamasını kullandığı, örgütle iltisaklı sendikaya üyeliği bulunduğu, tanık beyanlarına göre örgütle iltisaklı olduğu, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarının yapıldığı AGED isimli derneğin son başkanı olarak görev aldığı ve toplantılara iştirak ettiği belirlenen sanığın, FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun “eksik araştırma” nedeniyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.