Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11337 E. 2025/8885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11337
Karar No
2025/8885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/133 E., 2019/490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/370 E., 2018/84 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik olarak sanıklar müdafiileri tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildikleri gerekçeli kararın sanıklar müdafiilerine tebliğ edildiği 15.04.2019 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde ayrıntılı temyiz dilekçelerini verilmedikleri anlaşılmış ise de; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanıklar müdafiilerine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarflarında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından temyiz başvurularının süresinde yapıldığı kabul edilmiştir. Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; A)Yargılama sürecindeki usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşılmakla sanıkların örgüt üyesi olarak kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, B)Kabul ve uygulamaya göre; Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık ... hakkında TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2)Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; A) Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanıkların, dosya kapsamına yansıyan eylemleri de göz önünde bulundurulduğunda; sanık ... yönünden ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında kaldığı ve tanık beyanlarının örgütün görünen yüzü ortaya çıkmadan önceki döneme ilişkin olduğu dikkate alınarak, sanıkların aşamalardaki savunmalarının aksine, terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine dair karar verilmesi, B)Kabul ve uygulamaya göre; a)Sanık ... yönünden çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin ve gazete, dergi aboneliklerinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, b)Sanık ... yönünden TCK'nun 20. Maddesine göre ''ceza sorumluluğu şahsi olup kimse bir başkasının fiilinden sorulu olamayacağı'' nazara alındığında sanığın eşine ait ... hesap hareketlerinin sanığın mahkumiyetine esas alınamayacağının gözetilmemesi, 3)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; A)ByLock'un suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında; ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanıkların örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından dosya içerisinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanıklar ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B)İstinaf kararından sonra dosya içerisine geldikleri anlaşılan; sanık ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile ....'ye ait ifade ve teşhis tutanağı, sanık ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile gizli tanık beyan tutanağı, sanık ... hakkında .... ID .... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının sanıklar ve müdafiilerine okunması,....ve gizli tanığın, tanık sıfatıyla duruşmada dinlenmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanıklar ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması, C)Kabul ve uygulamaya göre; a)Sanıklar ..., ... ve ... yönünden TCK'nun 20. Maddesine göre ''ceza sorumluluğu şahsi olup kimse bir başkasının fiilinden sorulu olamayacağı'' nazara alındığında sanıkların eşlerine ait ... hesap hareketlerinin mahkumiyetlerine esas alınamayacağının gözetilmemesi, b)Sanık ... yönünden ayrıca çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, 4)Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; A)ByLock'un suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında; ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanıkların örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından sanık ... yönünden istinaf aşamasında, sanık ... yönünden istinaf kararında sonra dosya içerisine geldikleri anlaşılan ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının sanıklar ve müdafiilerine okunması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanıklar ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B)Sanık ... yönünden ilk derece ve Bölge adliye mahkemesince hükme esas alınan delillerin tek başına sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturmayacağı tespit edilmekle, sanık yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından dosyaya yansıyan eylemlerinin CMK 307/5. maddesi kapsamında kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması gerekliliği, C)Sanık ... Yönünden Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, D)Kabul ve uygulamaya göre; a)Sanık ... yönünden çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, b)Sanık ... yönünden "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddelerinin gösterilmemesi, 5) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan delillerin tek başına sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturmayacağı tespit edilmekle yapılan incelemede; A)Yargılama aşamasında dosya içerisine gelen ve sanık hakkında bilgi alma şeklinde beyanı bulunduğu anlaşılan H.S.'nin mahkemede tanık sıfatıyla dinlenmesi sağlanarak sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, B)Kabul ve uygulamaya göre; a)Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, b)Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 220 inci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, c)Sanık hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddelerinin gösterilmemesi, 6)Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; A)İstinaf kararından sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan...'ya ait ifade ve teşhis tutanaklarının mahkemede okunması, ....'nın tanık sıfatıyla dinlenmesinin sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi, B)Kabul ve uygulamaya göre; a)Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, b)TCK'nun 20. maddesine göre ''ceza sorumluluğu şahsi olup kimse bir başkasının fiilinden sorulu olamayacağı'' nazara alındığında sanığın eşine ait ... hesap hareketlerinin mahkumiyetine esas alınamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11337, K. 2025/8885, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-11337-e-2025-8885-k-10066f0ac3fe